Bağımsız Gazete I Bağımsız haberciliğin tek adresi

Ah şu devrimci hallerimiz

Ah şu devrimci hallerimiz
11 Ağustos 2017 - 15:44 'de eklendi.

Sen şusun,
sen busun diye diye,
bir de üzerine,şucular bucular diyen
ve dedirten ülkeyi yönetenler ile
90 yılda geldiğimiz durumdur halimiz.

Safları sıklaştırın çocuklar derken şairler,
bölük pörçük halimizde birbirimizin gerçeklerine kör olma halidir yaşadıklarımız.

Namaz kılan,kılmayan,
dinci,dinsiz,sağcı
ve solcu,
devrimci,muhafazakar,
her kim varsa kimden yana ve bu geminin kamarasında,
yanyana gelemedikten sonra,yani bir araya,
görünen odur ki,bir buzdağı,bir sürüklenme bir bodoslama çarpışma halleridir yaşanan.

Gün geçmiyor ki,
kursağındaki zehri,
dillerindeki kutsallara gizleyerek ortalığa saçılmasın.

Nereden baksak,
bir milletin kendi elleri ile bir kuşatılmışlık hali.

Fark edenin bir çare aradığı,
bir çare arayanın da,
diğer çare arayanlarla bir araya gelmediği,gelemediği hallerdir halimiz.

Eyy diye başlayan karşı devrim,
diğer bir gerçekliğiyle karşı kin,
birbir keserken dalları
ve filizleri,
düştüğümüz denizde çare yılansa bile ,
gözü kapanır sarılır,
sarıldıkça da daha derinedir batış halleri.

Malumun ilanıdır yaşananlar.

Bu bir devrin intikamı,
bir ulusun adıyla,sanıyla,kanıyla sınanma günleri.

Yetmez ama evet diyen kör bir zihniyetin sürüklediği bataklık ve bu bataklıktan kurtulmaya çalışan,
endişeli
ve bir o kadar da kararlı bizlerdeki o vatansever halleri.

Bilmediğimiz ne yazalım,
bilmediğimiz ne söyleyelim,
bildiğimiz kahpeliği,
neyi,nasıl anlatalım.

Çare aramakla,çare olunmak arasında sıkışıp kalmış,ah şu devrimci hallerimiz.

Suçlar ve günahlar,
suçlular ve günahkarlar bellidir de,
kim bağlar yakalarına yapışacak ellerimizi ?
Kim bağlar ,kim tutar yollarınızı ?

Bir kereden bir şey olmaz diyenler ile,
gördük ki neler olmazmış
ve neler olurmuş abdestli güçlerinin bu karanlığında .

Hedef ve yaşadıklarımız,
kanla yoğrulan bu toprakların,
canla kurulan bu cumhuriyetin,
sözüm ona demokrasi,
sözüm ona sandık kumpasıyla akbabalarca sonunu getirme halleri.

Devlet kuruyoruz diyorlar.
Olmuyor,milyonlar ayağa kalkıyor,yumuşatıyorlar,devleti yeniden yapılandırıyoruza dönüyorlar.

Bir devletimiz yok mu ?
Hangi devleti yıkıp da yerine yenisini kuruyorlar ?
Ya da Türkiye Cumhuriyeti devletini yeniden yapılandırıyoruz derken,devlet çöktü de bunun için mi bu yapılanma ?
Kime göre,neye göre bu yapılanma ?

Cevabı en yalın,en sade Akşener rüzgarı veriyor :

” Devlet etmeyi bilenler,devlet kurarlar … “

Ya biz sevgili dostlar ?

Devlet etmeyi,devlet kalabilmeyi,omuz omuza,yanyana ve dimdik başarabilecek miyiz ?

Memleketin bu hal ve durumunda var mıyız hukuk içerisinde bir mücadeleye ve bedeller ödemeye?

Son Türk vatanında,var mıyız çözümün bir parçası olmak için safları sıklaştırmaya ?

Ötekileştirmeden aynı kavganın aynı cephesinde,
var mıyız bir arada olmaya ?

Yoksa,yüzümüz olur mu ,
Ne mutlu Türk’üm demeye,her yerde uluorta ?

Dikkat !
Yeni bir siyasi rüzgar esiyor,eğilmez başakları sarıya çalmaya .

Akşener ve Özdağ umuda yürüyor.
Başaklar buğdaya döndü,dönecek,Türk’ün hasat zamanıdır sevgili dostlar,Anadolu,Trakya yaylalarında.

Hazır mıyız,Kocatepe’den Afyon’a oradan da Akdeniz’e bir milli taaruza ?

Dedik ya ?
Bir kez daha söylesin kalem.
Çare aramakla,
çare olunmak arasında sıkışıp kalmış,
ah şu devrimci hallerimizde,hazır mıyız bir araya gelmeye ve sağ sol demeden yoldaş olmaya ?

Cem AYAZ
Bağımsız Gazete
11 Ağustos 2017

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER