Bağımsız Gazete I Bursa Haber – Bursa Haberleri – Bağımsız Haberler

Atatürk ile kalın …

Atatürk ile kalın …
08 Haziran 2017 - 14:45 'de eklendi.

Atatürk Cumhuriyet’i, yani senin ve benim, yani senin ve benim çocuklarımın, onların çocuklarının çocuklarının cumhuriyet değerleri, yurttaş egemenliği, varlığı, yurt ve yurttaş birliği, bütünlüğü tehlikede !!

Sadece bu paragraf bile, bir cumhuriyet yurttaşı olarak yaşadığımız olaylardan gözlemlediğimiz ve çıkardığımız dersi anlatmaya yetmiyor mu ?

Umarım yetiyordur …

Yetmiyorsa fena.
Yetmiyorsa vay ki ne vay halimize ve farkında olmayana.

Bağımsızlık mücadelesini cumhuriyet rejimi ile taçlandıran ve insanlık tarihine kanlarıyla imzasını atan bir millet, Türk Milleti, ulusal bağımsızlığını, kendi egemenliğini ve hatta tapusunda adı yazan vatan toprağını da, bir demokrasi tragedyası ile avuçlarının içerisinden kaçırıyor gibi.

Tehlike büyük !
Tehlike düşünüldüğünden çok daha büyük ve tarih bizler için tekerrür ediyor.
Ne yazık ki Türk milleti tarihi sınavlarından birini daha veriyor.

Nutuk’un ilk paragraflarında bahsedilen Atatürk’ün sözleri ile ” Samsun’a çıktığım gün umumi vaziyet ve manzara ” bugün yaşadıklarımıza bakınca o günlerin tekrarı değildir de nedir ?
Batı sınırımıza bakalım;
Henüz İngiliz’i İstanbul’da, İtalya’nı Antalya, Fransız’ı Gazi Antep’te turist olarak görüyoruz da, Yunan’lı adalarımıza şimdiden yerleşmiş, mangalda alem yapıyor.

İki ordu kuruyor…
Birinin adı İzmir, diğerininki de Pontus.
Ne kadar tanıdık geliyor ve yine o niyet ne kadar açık ve seçik değil mi ?

Güney sınırımıza bakalım;

Barzanistan’ın mimarı Özal ise, Suriye’de Barzani’yi denize ulaştırarak yazlık sahibi yapmayı hedefleyen ve daha sonra da Güneydoğu’muza niyetlenecek olan, Büyük Ortadoğu Projesi’nin bugünkü mimarı kim ve kimler ?
Kim, kime ve hangi politikalara hizmet ediyor ?

Sorunun yanıtını Atatürk Gençliğe Hitabe’sinde veriyor :

” Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.

Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. “

Ve ekliyor :

” Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. “

Düşünelim …
Bugün de, siyasi, ekonomik, güvenlik yani her açıdan o fakr ü zaruret içinde miyiz, değil miyiz ?

Mevcut siyasi mücadelelerin topluma umut aşılayamadığı bugünlerde bu halimiz o bahsedilen fakr ü zarüret değildir de nedir ?

Bu soruların açık ve net yanıtlarını, biraz olan bitene dikkat ettiğimizde görüyor olmamız ne kadar can acıtıcı, öyle değil mi ?

Adım adım kapılarımıza yaklaşan bir yangının is kokularını içerlerimize çekmekteyiz.

Sözde demokrasi ve sözde cumhuriyet idaresinde biz yaptık oluyor, biz yapacağız olacak düzeniyle yönetildiğimizin farkında mıyız ?
Cevap veriyorum evet, farkındayız …

Yollarında beraber yürüyenlerin hesapları altüst olunca, aynı yolda, aynı hedefte tek başına yürüdüklerinin farkına varamamak için daha ne olsun ?

Ortadoğu bataklığına elini veren Türkiye, bırakın kolunu, tüm vücudunu kurtarabilecek gibi mi gözüküyor ?

Yoksa bu derin bataklığa ” Kalkan ” niyetine girip de, namluların üzerine çevrildiği, daha da çevirileceği bir ” kevgir ” haline mi dönüşüyor ?

Bu halin kime, neye faydası var ?
Sorular, sorular …
Cevapları ortada sorular.

Ocaklara düşen şehit ateşinin közü yurdun dört bir yanından ve hatta dışımızdan, Suriye’den belki yakında katar katar Katar’dan, o da olmadı, yetmez ama evet, Yunanlı’nın Türk’ün adasında yanan mangalından gelmesi bir büyük tehlikenin ayak sesleri değil midir ?

15 Temmuz’un yoluna 16 Nisan olarak devam ettiğini sağır sultan duyduysa eğer, bu ülke insanlarının yakında kapılarına dayandıkların da mı farkına varacağı günler olacak ?
Kapıları tekmeyle kırılınca mı ancak ?

Fırat’a kalkan iken, Türk yurdu Anadolu ve Trakya, emperyalizme bir kevgir mi olacak ?

Muhtaç olduğumuz kudret hala damarlarımızda dolaşan o asil kanda dolaşmaya devam ederken, yine milletin o azim ve kararı bu hal ve gidişe daha ne kadar kalpağını, sancağını sandıkta tutacak ?

Vatanın bütünlüğü, milletin bütünlüğü için, hukuk içerisinde akıl ve ter dökmenin şart olduğunun ne zaman farkına varacak ?

15 Temmuz’lar, 16 Nisan’ların, Atatürk Cumhuriyeti’ni ve Türk genel devrimini yıkmaya yönelik söylem ve eylemlerin arka arkaya ” Katar ” lanıyor olması, daha başımıza, daha ocaklarımıza ne gibi büyük belalar açacak ?

Sevgili dost ;
sizlere her seslenişimdedir bu soruların cevabı.

” Atatürk ile kalın ” demekteyim sürekli.

Atatürk ile kalmazsanız, yakındır, yakındır elbet kapılarınıza dayanılacak !!

Atatürk ile kalın.
Selam ile …

Cem Ayaz
Bağımsız Gazete
8.06.2017

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER