Bağımsız Gazete

Bozbey ve CHP’ye kurulan tuzak!

Bozbey ve CHP’ye kurulan tuzak!
09 Ocak 2018 - 20:02 'de eklendi.

Siyasi partiler mutlaka yönetmek, iktidar olmak için kurulur.

Kuruluş prensipleri her parti için farklılık gösterse de hepsinde temel amaç budur.

Bunun için parti içerisinde seçimler yapılır, en iyi yöntemle iktidara yürümek hedeflenir.

Üye olmaktan gurur duyduğum Cumhuriyet Halk Partisi de bu sebeple parti içi kongreler yapmakta.

Kongrelerin yeni umut olması, başarıyı andırması gerekirken bizde yaşanan tam tersi.

Kongre süreçleri bizler için umut olmak yerine bölünmenin, parçalanmanın, bloklaşmanın süreci oluyor.

En son yaşadığımız kongrede yine benzer sorunlar yaşanmış olmasına karşın en azından diğer kongrelere nazaran daha birlik ve beraberlik sinyali verildi.

Yarışlar içerisinde elbette kazananlar gibi kaybedenlerde olacaktır, oldu da.

Fakat kaybedip mücadeleye aynı hırsla devam etmek varken bizler kongreden sonra da kavgalar devam ediyor.

***

BOZBEY’İ BÜYÜKŞEHİR’E GÖNDERİP SİYASETİ BİTİRMEK

Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in kongre sürecine dahil olduğunu hepimiz biliyoruz.

Fakat kimse de çıkıp, ‘ya ben dahil olmadım’ demesin.

Küçüğünden büyüğüne, elinde az bir güç olan herkes kongrede kendi dediğini yaptırmak istedi.

Fakat bu partiye zarar verecek şekilde cevaplanmamalıdır.

Eyvallah, Bozbey, sürece dahil olarak hata yapmıştır.

Ama kimse de bunun üzerinden artık Bozbey düşmanlığı yapmasın, keza kendileri de aynı hataları yapan insanlardır.

Son olarak yaşanan durum şu; özellikle İsmet Karaca’nın yanında görmeye alışkın olduğumuz ve beraber yol yürüdüğü arkadaşların bir propaganda yaptığını gördük.

“Bozbey büyükşehire yakışır”

Konunun samimi olduğuna inanmamız mümkün değil.

Bir çok yazar bu konu hakkında zaten amaçlananların bir çoğunu yazdı.

Tekrar etmenin anlamı yok.

Ama kongrede kaybettikten hemen sonra bu propagandanın yapılması normal mi sizce?

Belki safiyane niyetle de yapılmış, ben komplo teorisi üretiyor da olabilirim.

Ama olayın bir de rasyonel boyutu var.

İyi Parti’nin laik, seküler kesimden oy alacağını bilmiyor muyuz?

Heriflerin Nilüfer üzerine özellikle yüklendiğini ve almak için her yöntemi denediğini?

Başka bir noktadan, CHP’den çok Nilüfer’de Bozbey’in şahsi reklam olduğunu?

Burada Bozbey savunması yapmak değil asla amacım.

Ama geçtiğimiz yıl yaptığımız parti eğitmenleri toplantısına katılan Bozbey, kendisi de anlatmıştı.

Oy vermeyen insanlara, “Pusulada CHP’yi kapatın, Mustafa kardeşinize oy verin.” Diye.

Sebepleri farklı da olsa, Bozbey’in hatası da olsa sonuç aynı; Bozbey markası CHP markasının önüne geçmeye başlamıştır.

Bu noktadan zamanını eleştirmeyip buna eyvallah çekenler şimdi çıkıp böyle bir süreçte bunu eleştirmesin, yemezler.

Bazı arkadaşlar bu konu üzerine, “Ne yapsın hep Nilüfer’de mi kalacak, 19 yıl kalmış zaten. Büyük düşünmek gerek. Şişli’de Sarıgül gitti diye kaybettik mi?” gibi savları da var.

İşin açığı aynı örneğe kendilerinin inandığını bile düşünmüyorum ya, neyse.

Sonuç olarak böyle kargaşa dolu bir süreçte Bozbey’i Nilüfer’den çıkarmaya çalışmak, kesinlikle iyi niyetli ya da doğru bir tutum değildir.

Bozbey, büyükşehire aday olma kararı alsa bile bu arkadaşların arkasında çalışacağından bile şüphem var.

Bu yazıyı okuyup kimse kızmasın, sizlere düşman olma gibi bir amacım yok.

Sizi kırmaya, üzmeye de çalışmıyorum.

Fakat bu hatanızdan dönün, samimiyete başvurun.

Gelin yarına beraber çalışalım.

TEMİZ SİYASET!

Unutulan kavramlardan bir tanesi de ‘temiz siyaset’ kavramıdır.

İsim verip kimseyi rencide etmek istemiyorum fakat durum tespiti yapmadan da geçemeyeceğim.

İlçe başkanlarına tanınan bir hak olan, her ilçe başkanın kurultay delegesi yazılması kararını oğlu için feraget etmek temiz siyaset değildir.

Akraba ilişkisi ile değil emekle yönetilmemiz gerekiyor.

Bir de çıkıp, ‘beni örgüt önerdi’ söylemi gerçekten riyakarlık örneğidir.

Kimse kimseyi kandırmasın.

Bu iki günlük süreçte yaşadığımız kongreler bizlere çok şey öğretti, işler artık eskisi gibi gitmeyecek dostlar.

Herkes her şeyin farkında, kimse kimseye oyun oynamasın.

He, oynayacaksa da bedelini ödemeye hazır olsun.

Bu saatten sonra kimseye bırakacak ne partimiz ne de ülkemiz var.

Selametle,

Saygılarımla…

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER