Bağımsız Gazete I Bursa Haber – Bursa Haberleri – Bağımsız Haberler

CHP’de Değişim Rüzgarı Başladı: İktidar Yolu

CHP’de Değişim Rüzgarı Başladı: İktidar Yolu
13 Haziran 2017 - 3:19 'de eklendi.

 

CHP üyesi olan ya da CHP’yi yakından tanıyan herkesin bildiği bir kabus var: Delege Ağalığı.

CHP’nin iktidar olamama, eleştirilerden kurtulamama sebeplerini irdelemeye kalksak sanırım ömrümüz buna vefa etmez.

Bu nedenle birkaç örnekle bunu geçiştirip sadede gelmeyi düşünüyorum.

Kadroların; koltuk hırsına sahip, yaşlı, egoist, çıkarcı, hizipçi insanlar oluştuğunu ben değil taban söylüyor.

Bunları aşacak –aşacağını iddia eden- sonunda iki cesur, yürekli insan kendini meydana attı: CHP Yıldırım İlçe Başkan Adayı Ecevit Uzun ve Nilüfer İlçe Başkan Adayı Uğur Korkmaz.

Kendi adıma, sevinç duydum.

İki adayından mülakatlarına baktığımda aynı hedefin, aynı idealin, aynı heyecanın olduğunu gördüm.

“Yönetim gençlerden oluşacak, gençlik kollarına hak ettiği itibar verilecek, hizipçilik yapmayacağız, onun bunun adayı- adamı olmayacağız, egolarımızı siyasetin içerisine sokmayacağız…” gibi bir çok vaatleri olduğu söylenebilir.

Tabi bunları söylemek yeterli mi?

Elbette hayır.

Bunları mutlaka hayata geçirmeleri gerekir ve bu da tabi ki deneyerek öğrenilecek bir şey.

Bunların yanı sıra yeni ve bugünün Türkiyesi ve Bursasına uyacak projeler ortaya konulmalı vesaire.

***

Kongreler, seçimler süreci geldiğinde artık aynı kalıptan çıkan cümlelere o kadar alıştık ki, söyleyenlerde samimi değil ki olsalar da sözler samimiyetini yitirmiş durumda.

Her aday ‘kimseyi küstürmeyeceğiz” sözüyle aday olur ve daha seçim akşamı başka bir grubu partiye küstürmüştür bile.

İşin açığı birleştirici güç denilmesini artık kimse samimi bulmuyor, eskidi.

Fakat bu iki adayın bende olumlu iz bırakmasının sebebi başka.

Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde blok liste kadar rezil başka bir şey daha olmadığını savundum.

Bir tane babayiğit çıksın, “Blok liste demokrasinin ve başarının önüne dikilen bir duvardır. Seçime çarşaf liste ile girmek istiyorum.” desin diye yıllardır bekliyorum.

Kör istedi bir göz Allah verdi iki göz.

Bir değil iki aday çıktı ve ikisi de o samimiyetsiz cümlelerin dışında başka şeyler söyledi CHP’li yoldaşlarına;

“Size liste dayatması yapmıyoruz, özgürlük veriyoruz ve istediğiniz kişiyi seçmenizi sunuyoruz.” Dedi.

Kimde ne etki bırakır bilinmez ama bende bıraktığı etki tek kelime ile, uzun zamandır hasret kaldığım umuttur.

Ben Ahmet’i seviyor, başarılı olduğunu düşünüyor ve başkan olmasını istiyor olabilirim. Lakin Ahmet’in listesinde yer alan Firdevs’in yönetimde yer alacak birikime sahip olmadığını düşünüyorum. Ve sırf Ahmet’in bu işi yürütebileceğine inandığım için maalesef benim oyum ile bu işi beceremeyecek Firdevs de seçilmiş oluyor. Tamam, belki Firdevs iyi bir insandır ve değerlidir. Ama bu onun yöneticilik yapabileceği anlamına gelmez ve sırf Ahmet’in listesinin çoğunluğu başarılı insandan oluşuyor diye bu işi yapamayacak birini seçmek istemiyorum.

***

Tabi bu adayların bana umut olmasının dışında bir de nefretimi körükleyen başka bir durum var.

‘Delege Ağalığı’ rezilliği…

Uğur Korkmaz’ı siyaset dışında da tanırım ve benim için olağanüstü değerli bir insandır, abimdir.

Doğal olarak adaylık açıklaması sonrası bir çok insan arayıp bir şeyler sormak, öğrenmek istediler.

Bu süreç içerisinde en çok iğrendiğim kelimeler en çok duyduğum kelimeler halini almıştı bile.

“Ya kardeşim tamam güzel adam ama şimdiden delegeleri alan aldı, kimin kime oy vereceği bile belli. Biz de isteriz ama hiç şansı yok.”

Bu cümlede sizde bir yanlış görmüyor musunuz?

Arkadaşlar farkında mısınız bilmiyorum ama sizler Cumhuriyet Halk Partisi üyesisiniz.

Koyun dediğiniz AKP’liler gibi konuşma ya da davranma şansınız yok.

Bir CHP’linin satın alınabilmesi gayet vahim bir olay.

Bunun daha vahimi bir CHP’li tarafından başka bir CHP’liyi alt etmek için satın alınmasıdır.

İğrenç olan ise bunun bir CHP’linin dile getirip, olayı kanıksamış-benimsemiş olmasıdır.

Eğer başkan adayları delege pazarlığına girerse, delege almaya kalkarsa…

Buradan açıkça yazıyorum; bu CHP’ye yapılan en büyük ihanet ve ahlaksızlıktır.

Ve yine söylüyorum; en ufak bir şüphe edersem, en ufak bir iddia gündeme gelirse bu konuyla ilgili…

En yakın dostum bile olsa, bu köşeden açık bir şekilde ifşa edeceğim.

Kimsenin CHP’ye zarar verme, CHP’yi AKP’leştirme gibi bir hakkı yoktur.

Ve yine en büyük görev mahalle üyelerine düşmektedir.

Lütfen bu partiye sahip çıkın ve satılık insanları delege seçmeyin.

Bu oyuna bir dur deyin, diyemiyorsanız bu iki yürekli insana dur diyebildiği için destek olun.

Kim bu partiyi düzeltmek konusunda samimi, kim palavradan sallıyor bu seçimde hepsi belli olacak.

Not: Ecevit Uzun’u hiçbir şekilde tanımıyorum. Bu yazı gıyabında, çıktığı yolun doğruluğuna inandığım için yazılmıştır. En yakında zamanda kendisiyle görüşüp, daha ayrıntılı bir yazı kaleme alacağım.

Saygılarımla…

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER