Bağımsız Gazete

CHP’li Arık’tan AKP’ye ‘şeker fabrikası’ sorusu!

CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, özelleştirme kapsamında satılan şeker fabrikalarından biri olan Kırşehir Şeker Fabrikası’nı satın alan şirketle ilgili AKP hükümetine sorular yöneltti. ”Şirket Ankara’da 300 bin liraya kurulmuş, genel müdürü Kayseri’de yaşıyor.

CHP’li Arık’tan AKP’ye ‘şeker fabrikası’ sorusu!
11 Nisan 2018 - 16:09 'de eklendi.

CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, özelleştirme kapsamında satılan şeker fabrikalarından biri olan Kırşehir Şeker Fabrikası’nı satın alan şirketle ilgili AKP hükümetine sorular yöneltti.

”Şirket Ankara’da 300 bin liraya kurulmuş, genel müdürü Kayseri’de yaşıyor. İddiaya göre, şirket kurulduğu günden bugüne tek bir ticari faaliyette dahi bulunmamış, deposunda da tam 89.400 ton şeker olan fabrikayı 325 milyon liraya satın alıyor. Soru şu: Hiçbir ticari faaliyette bulunmamış 300 bin liralık bir şirket, 325 milyon lirayı nereden buldu?”

“Bu verileri çaldıranın kimliği belli”

ABD ve İngiltere’de sosyal medya hesapları üzerinden kişisel bilgilerinin izinsiz olarak kullanılmasının ardından konunun araştırılması için Araştırma Komisyonu kurulması için önerge veren CHP’li Arık şunları kaydetti:

“Türkiye’de kişisel verilerin, kişilerin izni olmadan kullanıldığı skandalların yaşandığını belirterek, “Geçtiğimiz günlerde Amerika ve İngiltere’de Facebook’un 87 milyon kullanıcısına ait veriler kişilerin rızası olmadan kullanıcıların sosyal medyadaki aktiviteleri, tüketim alışkanlıkları ve siyasi eğilimleri üzerinden tanımlanıp kişiye özel mesajlar gönderilmek suretiyle seçmen tercihinin manipüle edildiği ortaya çıktı. Esasında benzer skandallar AKP hükümetleri döneminde ülkemizde de yaşandı. 50 milyonu aşkın Türk seçmeninin nüfus bilgileri çalındı. Dönemin Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ “Nereden sızdı, nasıl sızdı bilmiyorum, rakamlara baktığınızda Türkiye’deki seçmen sayısına yakın, nereden ve nasıl sızdığının araştırılması lazım. Gerekli soruşturma, adli ve idari boyutuyla başlatıldı.” şeklinde bir demeç vermişti. Bu verileri çaldıranın kimliği belli, AKP Hükûmeti ve onun atadığı bürokratlar ama Sayın Bozdağ’ın adli ve idari boyutuyla araştırılmasını vadettiği konunun akıbeti sır olarak kalmaya devam ediyor.

Ben milletin kürsüsünden, millet adına sormak istiyorum: Bu verileri kim çaldı? Bu veriler hangi amaçlar doğrultusunda kullanılmak için çalındı? Vatandaşlarımızın yaşadığı dolandırıcılık vakalarında bu veriler kullanıldı mı? Bu verileri çaldıranlara herhangi bir cezai işlem uygulandı mı?

Aynı menzile birlikte yürüdüğünüz yol arkadaşınız FETÖ, 2010 referandumunda “Ölüleri bile diriltin, oy kullandırın.” demişti. Haşa! Ölüler de diriltilip oy kullandırıldı mı? Bundan sonraki seçimlerde de oy kullandırılacak mı? Bütün bu sorular milletimizin cevabını beklediği, merak ettiği sorular.

HALKIN BİLGİLERİNİ SATTILAR

Ülkemizde yaşanan bir başka skandal da Sosyal Güvenlik Kurumu’nun halkın kişisel sağlık verilerini 65 milyon TL’ye özel bir firmaya satmasıdır.

Yine yakın dönemde Türkiye’de yaklaşık 235 bin kişinin kişisel verilerine izinsiz bir şekilde erişildiği belirtiliyor. Sayın Bekir Bozdağ’ın ifadesiyle Türkiye’nin göz bebeği kuruluşlarından Kişisel Verileri Koruma Kurumunun bu konuda herhangi bir çalışması olmuş mudur, olduysa ne yapılmıştır; bunlar milletimizin cevabını beklediği sorular.

Toplumun gözü önünde yapılan seçim hilelerini Yüksek Seçim Kurulu eliyle geçersiz kılan, seçimi kazanmak uğruna her yolu mübah gören, medyayı tekelleştiren, seçim çalışmalarında devlet imkânlarını sonuna kadar kullanan, hiçbir etik ilkesi tanımayan bir iktidar için kişisel verilerin mahremiyetinin hiçbir anlamı olmayabilir” diye konuştu.

”Ticari faaliyette bulunmamış 300 bin liralık bir şirket, 325 milyon lirayı nereden buldu?”

Konuşmasında Kırşehir Şeker Fabrikası’nın satışına da değinen Arık, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Kişisel Verileri Koruma Kurumu ne kadar koruyor, bilemem ama AKP Hükümetinin koruduğu kesin olan, Kırşehir Şeker Fabrikasını satın alan bir şirket var. Şirket Ankara’da 300 bin liraya kurulmuş, genel müdürü Kayseri’de yaşıyor. İddiaya göre, şirket kurulduğu günden bugüne tek bir ticari faaliyette dahi bulunmamış, deposunda da tam 89.400 ton şeker olan fabrikayı 325 milyon liraya satın alıyor. Soru şu: Hiçbir ticari faaliyette bulunmamış 300 bin liralık bir şirket, 325 milyon lirayı nereden buldu? Tabii, 5 lirayla Man Adası’nda kurulmuş bir şirketin kasasına 15 milyon doları transfer edenler için bu soru havada kalır ama ben yine de milletim adına sormak istedim.

Bir diğer soru: Deposundaki şekeri satsa 325 milyon lira edecek olan bir fabrika neden yok pahasına bir şirkete satıldı? Bu şirketin arkasında kimler var? Şeker alana fabrikayı bedavaya mı veriyorsunuz?

Alın terinin hor görüldüğü, “Maaşından başka para kazanmamış ki.” denilerek çalmanın itibar kabul edildiği AKP hükûmetleri döneminde kişisel verilerin korunmasını istemekle çok mu hayalcilik ediyorum? Ancak kişisel verilerin mahremiyeti Türkiye’yi bir ilkeler ülkesi, bir hukuk ülkesi, etik değerlerin geçerli olduğu demokratik bir ülke hâline getirmek isteyenler için çok önemlidir.

Herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa’ya sadakatten ayrılmayacağına namusu ve şerefi üzerine söz veren saygıdeğer milletvekillerinin kişisel bilgilerin çalınmasına ve tercihlerin manipüle edilmesine izin vermeyeceğine inancım tamdır”

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER