Bağımsız Yazarlar

İnsanlar neden “de” yi yanlış yazar?


Bağımsız Yazarlar

İnsanlar neden “de” yi yanlış yazar? İnsanların özellikle son zamanlarda daha da artan dili doğru kullanmayışlarını “de” bağlacı özelinde anlatmaya çalışacağım bu yazıda. Başlamadan önce henüz ikinci satırdayken, “Kaldırıldığında anlam bozulmuyorsa bağlaç olandır, bozuluyorsa ek olandır.” veya “Bir ‘de’ daha ekle, anlam bozuluyorsa bağlaç olan, bozulmuyorsa ek olandır.” Gibi ilkokul düzeyindeki iki cümleyi kurmadan geçmeyeyim. […]



İnsanlar neden “de” yi yanlış yazar?
İnsanların özellikle son zamanlarda daha da artan dili doğru kullanmayışlarını “de” bağlacı özelinde anlatmaya çalışacağım bu yazıda. Başlamadan önce henüz ikinci satırdayken, “Kaldırıldığında anlam bozulmuyorsa bağlaç olandır, bozuluyorsa ek olandır.” veya “Bir ‘de’ daha ekle, anlam bozuluyorsa bağlaç olan, bozulmuyorsa ek olandır.” Gibi ilkokul düzeyindeki iki cümleyi kurmadan geçmeyeyim. Birçokları için not edilesi cümleler…
Öncelikle herhangi bir dilde yazılmış herhangi bir yazı, kendi dilini doğru kullanmaktan aciz ise, anlattıkları önem arz etmekten uzaktır. Kimi makalelerde hatta gazete yazılarında, afişlerde, siyasi veya diğer konularda yazılan propaganda metinlerinde bazı dilbilgisi hataları, özellikle bağlaç olan de hataları sıkça yapılmakta. Bunların düzeltilmesi için nefesimizi yorarak ne kazanıyoruz? ‘Birilerinin’ deyimiyle “Dünyayı kurtarıyoruz.” Evet, aslında alaylı olan bu ifade, tam olarak ne yaptığımızı özetliyor. Dünyayı kurtarıyoruz gerçekten de. Türkçeyi, Türk’ün dilini, kimliğini kurtarıyoruz.
Peki, gelgelelim insanlar “de”yi neden yanlış yazar?

Günümüz insanının tamamen ana fikre odaklanarak düşündüğünü, konuştuğunu hatırlayalım önce. Ve bundan ayrı olarak ‘-ks’ geçen kelimeleri ‘-x’ ile yazanları da unutmayalım. Ayrıca, günlük hayatın keşmekeşliğinde, çoğu kendinden bihaber ve cümlenin nasılını boş verip sadece ne anlattığına bakan insanlardan bazı hassasiyetleri ummak ne denli doğrudur? Telefonların ekranlarında, başta otomatik olarak düzeltilen ancak yanlış yapıla yapıla “yanlışa” düzelten sözlükleriyle gayet mutlu bu insanlar. Türkçe cümleler kurarken, yazarken veya konuşurken, dilin akustiğini fark etmelerini beklemiyorum. Ancak hiç mi gözleri rahatsız olmaz, bağlaç olan de yi bitişik yazılı ve bir de ünsüz sertleşmesi (!) yaptırılmış halde görünce.
“Ah, konuşurken ikisi de aynı okunuyor, anlamı da anlaşılıyor zaten.” Gibi sürekli kullanılan bu cümle, Türkçenin yozlaşmasının önünü açmak isteyen kimselerin ezberidir. Durup bakınca, bu insanların ömrü boyunca konuştuğu hiçbir şeyi yazmayacağı düşünülüyor. Efendi, ne demiş atalarımız: “Söz Uçar, Yazı Kalır.”
Konu hakkında hiçbir bilgisi olmayanları anlarım. Evet, ilkokul dördüncü sınıftan itibaren her Türkçe dersinde anlatılan bir konu olabilir, her sınavda sorgulanıyor olabilir ama diyelim ki okul okumamıştır, bilmiyordur. Evet, o zaman anlayışı hak etmekle birlikte, kirletmektense bir bilene sormasını öneririm.
Günlük hayatta çeşitli işleri hızlı yaparak zaman kazanmak anlamlı ancak söz konusu bir şeyleri Türk dili ile belirtmek, ifade etmek ise biraz daha dikkat edelim. Burada uyarılması istenenler yukarıda da bahsi geçen, birtakım yazılarda, makalelerde, gazetelerde “de” yi rezil edenler…
Esen Kalın…

Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk Milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. [1]
Mustafa Kemal Atatürk