3 GÜNLÜK DÜNYA

Pazar günü yazıları benim için hep zor olmuştur sevgili dostlar.

Hele memlekette çarşı pazar bu kadar karışmış iken .

Oysa kalem, başarıları, övünçleri, sevinçleri yazmak ister. Mutlulukları pay etmektir bir dost selamıyla okuyucuya.

Ama dedik ya, çarşı pazar karışık. Yirmibeş saat ve sekiz gün hatta yılın on üç ayı mesele memleket …
Teşbihte hata olmaz derler ya hani, saatin yirmibeşi, haftanın sekiz günü ve yılın on üç ayı o misal.

Sokakta, merdivende, asansörde bir merhabayı eksik ettiğimiz insani kaygılarımıza yenik düşmüş bir toplumun bireyleri olarak, nezaket ve zerafet kurallarının neredeyse tarih olduğu hallerimiz var.

Sinirler gergin, tahammül sıfırın altında, yüzler düşmüş ve asık, mimikler donuk mu donuk. Lütfen bir bakın etrafınıza.

Kısa hikayemizde, ne kadar az insan biriktiriyoruz bir merhabasız hayatlarımızda.

Oysa güftede dediği gibi : üç günlük dünyamızda baki kalan sadece bir hoş seda, söyleyene ve duyana.

Acil, çok acil huzura ihtiyaç var sevgili dostlar, acil huzura …

Bireyin, toplumun ve beraberinde dünyanın en acil tarafından, hani biraz da değil, çokça ama çokça hep birlikte huzura.

Biz bu dünyanın çocuklarıyız diyen şarkılar duymayı özlemişiz en içteninden.

Biz, bu dünyada elele, kardeşçe, gönül gönüle ve omuz omuza olmayı istemişiz en gerçeğinden.

Ütopik bir söylem de olsa bu, mümkün olabilirliğini hayal etmişiz evrensel dileklerimizde.

Dedik ya üç günlük dünya ise bu, kimi ilkinde, kimi ikincisinde kimi de son demleri o üçün içinde.

Gönül bir dost ister ise ve kahveler de bahane, dostlar biriktirmenin işçileri olmak en büyük servettir desek, büyük laf etmemiş oluruz bu gönül zenginliğince …
Bir merhabanın mayasıyla tutan dostluk ve arkadaşlıklar bir can simidi değil midir bu insanlık denizinde ?
Yelkene rüzgar, küreğe emek, dümene rota birlik ve beraberliğe ?

Toroslar’ın yaylasından, İzmir’in Kordonboyu’na, Ankara’nın simidinden, Trabzon’un yeşilini ve o şarkıda dediği gibi ; bir tatlı huzur almaya gelmiş iken Kalamış’tan, başarabilmekte miyiz bu saadeti üç günlük ömürde ?

O kısacık da olsa, bir tatlı huzur içinse aldığımız nefesler, şairlere kulak vermeli sevgili dost, kısa bir anlık dahi olsa, şairlere.

Ve, insan biriktirmektir meselenin özü, hem bugünler için hem de hatıralarda kalacağımız o günlerde.

Sevgili dost,
içimizin güneşlerinde ısıtmalıyız merhabaları ve günebakanlar gibi dönmeliyiz bu yüce insanlığa.

Bilmeliyiz kadrini ve o kıymetini, samimiyet ve sevginin erdemiyle,elimizde geriye kalan hayatlarımız,artık ne kadarı kaldıysa .

Sonuçta 3 günlük dünya…

Atatürk ile kalın.
Selam ile …

Cem AYAZ
Bağımsız Gazete
23.7.2017

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Boyacı Ustası