Spor

Aziz Başkandan Salvolar!


Spor
Yazar : Burak Akbaba

Yazar : Burak Akbaba

Ligdeki şampiyonluk yarışında üst üste darbeler alan Fenerbahçe’de başkan Aziz Yıldırım hafta başında basın toplantısı düzenledi. Takımın üst üste puan kaybetmesi, çok fedakarlık yapılarak alınan yıldız futolcuların hala beklenen katkıyı verememesi, hocanın oynattığı sistem ve birde taraftarın M.İdman Yurdu maçında oyuncuları ıslıklayıp, Ersun Yanal lehine tezahürat yapması Başkanın çok sinirlendirdiği görüldü. Birçok kişi hakkında da bazı sözler sarfetti.

Geçmişte de söylemişti yine tekrar etti. Bu takımı Daum,Zico,Aykut ve Ersun Yanal’ın şampiyon yapmadığını, bu hocaların başka hiçbir kulüpte başarılı olmadığını söyledi. Şampiyonluğun saha dışında kazanılabildiğini mi söylemek istedi veya takımın kendisinin taktikleriyle mi başarılı olduğunu söyledi bilemeyiz.. Çalıştığı bütün hocalarla ilgili hiçbir olumlu söz söylemedi. Başkanın sözlerine bakılırsa 18 yıldır bu takıma hiçbir zaman başarılı hoca getiremediği çıkıyor. Gerçekten bir Başkanın çalıştığı bütün hocalar hakkında sürekli olumsuz konuşması,çoğu hakkında; ben olduğum sürece bu kulübün kapısından giremez gibi ifadeler sarfetmesi ve Teknik Direktörlüğün başarıdaki payının az olduğunu söyemesi çok kötü bi durum. Aynı şeyleri İlhan Cavcav da söylemişti. Yani ülkemizde en uzun süre başkanlık yapan 2 başkanın Hocalığı etkisiz ve önemsiz görmesi Türk futbolu içinde çok vahim bi durum.

Terranao’yu sordu gazeteciler ”Başkan değil miyim kardeşim. Aldım ve Attım’ dedi. Terranao Sportif Direktör olarak atandı. Transferleri, takımın hocasını seçti. Belli bir maaş alıyordu. Bu kişinin bir sistemin başına getirildiğini düşündü herkez.Terranao bu kadar önemsiz ve değirsiz biriydise;  bu görevler niye ona verildi. Bu kişinin görevine son verilmesinin açıklaması bu olabilir mi? Aldım ve Attım. Başkan bir türlü başarılı hoca bulamadığı gibi başarılı bir Sportif Direktör bulmasıda bi 18 yıl alacak herhalde..

Şike davasının kumpas olduğunu yine tekrarladı.Tapelerde geçen ses kayıtlarının  kendisine ait olduğunu onaylamıştı.Geçen sene Ahmet Hakan’ın programda sorduğu” Ses kayıtlarında geçen ‘Tarlayı sürdünüz mü ?’ ifadesi size mi ait ” diye sordudugunda evet dedi. Bu ifadeyle neyi kastettiğini hiçbir zaman net bir şekilde açıklamadı. 2006 yılında Cihan Oskay diye biri çıktı ve 2000-2006 arası Aziz Yıldırım’ın şike yaptığını, elinde belgelerin olduğunu iddaa etti. Ne hikmettir o kişinin başına bu sözlerinden sonra gelmeyen kalmadı. İşinden oldu,ailesine tehditler yağdı… O dönemde bu iddalar bir şekilde bastırıldı. 3 Temmuz da Mahkeme süreci başladığında Cihan Oskay’ın söylediği sezonlar, zamanaşımına uğradığı için davaya konu edilmedi. Fakat kamu vicdanını rahatlatmak için Aziz Yıldırıma bu dönemlerin araştılmasını isteyip istemediği soruldu. Başkan araştırılmasını istemedi. Keske bu dönemlerinde araştırılıp kendisini tamamen aklamaya izin verseydi!

Başkan, hayatının Fenerbahçe olduğunu ve  bu kulübe sevgisinin çok büyük olduğunu her fırsatta söylüyor. İnsan sevdiği için herşeyi yapar. Şike sürecinin amacının ne olduğu ülkemizde siyasi ortamdan dolayı karmaşık bi hal aldı. Ama ortada çok ciddi delillerin olduğu aşikar. Bunları Aziz Başkan da örtülü olarak bazen söylüyor. Aziz Yıldırım sürekli düşman yaratıyor. Hakemleri, Teknik Adamalari begenmiyor. Rakibinin Avrupada aldığı kupaya tesadüf diyor. Bu kafa yapısı bu mantalite Fenerbahçeye yarar sağlamaz. 18 yılın sonunda sadece bir sene çeyrek final var. Ligde gölge düşmüş bi şampiyonluk var. Düzenli bir yapı yok. Sürekli o andaki duygularla yönetilen bir kulüp var..Taraftarın en ufak isyanında; eğer bir daha yaparsanız sizi stada sokmam diyen biri var.. Cefakar taraftara paralı köpek diyen biri var.Teknik adamlarla yaşadığı kişisel sorunlar yüzünden onları gönderip belkide daha erken gelecek 4. yıldızı engelleyen biri var.

Aziz Yıldırım tesisleşme anlamında kulübüne bir eşik atlattığı söylenebilir. Fakat artık günümüz futbolunda bu kadar fevri hareket eden birinin, üslup konusunda çok sıkıntılı olan birinin yönettiği kulübün büyük başarılar kazanması çok zor. Hedefleri daha büyük birinin artık Fenerbahçe’nin başına geçmesi; hem kulüp hem de Türk futbolu için en iyi seçenek olarak duruyor.