Galeri

Bahar kaçamağının en huzurlu adresi: İstanbul’un Adaları (Prens Adaları)


Galeri

İstanbul’a yakın ama bir o kadar da uzak adaların huzurlu sessizliğinde lezzet dolu bir tura çıkıyoruz. Brandlifemag.com editörleri, bahar …



İstanbul’a yakın ama bir o kadar da uzak adaların huzurlu sessizliğinde lezzet dolu bir tura çıkıyoruz. Brandlifemag.com editörleri, bahar kaçamağının en huzurlu adreslerinden biri olan İstanbul’un Adaları’nda (Prens Adaları) için mini bir rehber hazırladı…

BÜYÜKADA

Adaların en büyüğü ve en popüleri olan Büyükada’da güne iki kız kardeşin işlettiği sevimli mekan Bahçede Sinek’in kahvaltısıyla başlayabilirsiniz. Büyükada’yı turlarken muhteşem mimarisiyle göz alan Splendid Otel’e mutlaka uğrayın, hatta kendinizi 1920’lerde hissedeceğiniz bu otelin kafesine oturup kahve keyfi yapabilir, mekanın göz kamaştıran iç dekorasyonunu görmek için lobisinde hızlı bir tur da atabilirsiniz. Tarih ve kültür meraklıları için bir diğer önerimiz ise geniş kapsamıyla şaşırtan Adalar Müzesi’ni ziyaret etmeleri olacak.

Aya Yorgi Kilisesi’nin ve Yücetepe Kır Gazinosu’nun bulunduğu Aya Yorgi Tepesi’ne Lunapark meydanından 25 dakika yürüyüşle ulaşılabiliyor. Ancak bu efor size adanın kalabalığından sıyrılıp muhteşem manzaralarla baş başa kalma şansı veriyor. Burada kiliseyi ziyaret edebilir, salaş gazinoda bir şeyler atıştırabilirsiniz. Gün batımının buradan mükemmel izlendiğini de söylemeden geçmeyelim.

Kahvaltıdan akşam yemeğine kadar günün her saatinde sizi mutlu edecek bir diğer alternatif ise Aya Yorgi yakınlarındaki Eskibağ Teras Restoran. Burada ahşap masanızda taptaze deniz mahsulleri ve leziz mezeleri tadabilirsiniz.

Yemek için adanın merkezini tercih edeceksiniz size önerilerimiz MSA’lı şeflerin açtığı bir meyhane olan Loc’Ada, sahildeki kalabalıktan uzakta, gizli bir bahçede servis veren Fıstık Ahmet’in Yeri Prinkipo Restoran olacak.

Tatlı bir final içinse ister adanın klasik dondurmalarını tadabilirsiniz. Genelde Anadolu Kulübü’nün önünde duran seyyar dondurmacı Yunus usta, adalıların en çok sevdiği seçenek. Rengarenk vitriniyle hemen dikkat çeken Candy Island’da da tatlı ve üçüncü nesil kahve keyfi yapabilirsiniz.

SEDEF ADASI

Adeta minik ve ıssız bir cennet olan Sedef Adası’nda gidebileceğiniz çok özel iki restoran bulunuyor. Aslına bakarsanız, özel bir mülk olan Sedef Adası sadece bu iki restoran ve plajlardan ibaret diyebiliriz. Elio Sedef Restoran ve Club Ada Sedef hem deniz sezonunda plaj olarak hizmet veriyor, hem de sizi ayrıcalıklı lezzetler sundukları lüks restoranlarında ağırlıyor. Her ikisinde de kendinizi İstanbul’da değil de sanki Ege’nin bir beach club’ında hissetmeniz çok olası!

HEYBELİADA

Çam ormanlarıyla kaplı Heybeliada, doğayla baş başa kalabileceğiniz sakin ve muhteşem bir seçenek. Burada gezebileceğiniz Terk-i Dünya Manastırı ve Ruhban Okulu gibi ilginç yapılar bulunuyor. Adada hayatlarının bir kısmını geçirmiş İsmet İnönü ve Hüseyin Rahmi Gürpınar’a adanmış iki ayrı müze de yer alıyor. Ve elbette sinagoglar, kiliseler de adanın olmazsa olmazlarından. adanın en güzel yürüyüş yolu adı üstünde çamlarla süslü olan Çam Limanı Yolu. 

Heybeliada’nın lezzet mekanlarına gelirsek sabah kahvaltısı için hızlı ama leziz bir alternatif olarak Nazlıgül Börek’i sayabiliriz. Ancak daha uzun bir kahvaltı keyfi için deniz kıyısındaki restoran ve kafelerle, konaklama mekanlarının açık büfe kahvaltılarını da tercih edebilirsiniz. Kahve ve tatlı keyfi için ise size önerimiz nostaljik dekorasyonuyla Luz Café olacak.

Rak-balık keyfi için ise klasiklemiş iki mekandan ilki, adanın en eskilerinden Mavi Restaurant ve zengin alternatifleriyle Heyamola.

BURGAZADA

Prens adalarının en küçüklerinden biri olan Burgazada, sessizliği ve huzuruyla sizi İstanbul’un çok uzaklarına taşıyor. Burgazada’ya geldiğinizde iskelenin hemen karşısındaki Sinem Dondurma’dan kendinize leziz bir külah yaptırmanızı öneririz. Enerjinizi topladıktan sonra Kalpazankaya’ya doğru yürüyüşe geçebilirsiniz. Ama kahvesiz olmaz diyenlerdenseniz önce adanın üçüncü dalga kahvecisi Four Letter Word Coffee’ye de uğrayabilirsiniz. 

Yaklaşık yarım saat süren harika bir yürüyüş rotasının ardından adanın arka tarafındaki Kalpazankaya’ya ulaşacaksınız. Burası Marmara’ya kuşbakışı bakan bir tepenin üzerindeki yeşil bir bahçede kurulmuş bir kır restoranı. Deniz seviyesinde ise ufak bir plajı ve bir de kafesi yer alıyor. Burada birbirinden ilginç Rum lezzetlerini ve deniz ürünlerini tadabilirsiniz, mekanın kahvaltısı da harika. Burayı akşam yemeğine saklayıp gün batımı manzarasının tadını çıkarmak da iyi bir seçenek olabilir. Burgazada’ya gelmişken ada ile özdeşleşen Sait Faik’in yaşamını geçirdiği evi ziyaret etme şansını sakın kaçırmayın.