Bağımsız Özel

Başkanlık değil onurumuzu geri istiyoruz…


Bağımsız Özel

— Bana bak. O….. çocuğu. Bana bak. Rütben ne senin ulan i…ne — Piyade Binbaşı — Çocuğun var mı ulan senin. — 10 Aylık kız çocuğum var. —  iyi. Onada tecavüz edeceğim ulan darbeci Şerefsiz Binbaşı Bu diyaloğu hatırladınız mı? Hiç birimizin kabul ve tasvip etmediği,şiddetle lanetlediği 15 Temmuz darbe girişiminden sonra tutuklanan ve suçunun […]



— Bana bak. O….. çocuğu. Bana bak. Rütben ne senin ulan i…ne
— Piyade Binbaşı
— Çocuğun var mı ulan senin.
— 10 Aylık kız çocuğum var.
—  iyi. Onada tecavüz edeceğim ulan darbeci Şerefsiz Binbaşı
Bu diyaloğu hatırladınız mı?
Hiç birimizin kabul ve tasvip etmediği,şiddetle lanetlediği 15 Temmuz darbe girişiminden sonra tutuklanan ve suçunun karşılığı olan cezayı yüce Türk adaletinin vermesini bekleyen darbeci bir Türk Subayının hiçbir şeyden  habersiz masum 10 aylık bebeğine yapılan sözlü saldırıydı. Bu şekilde tacizde bulunan isepedofili vakası Polis üniforması giyinmiş insanımsı biryaratıktı. Biz ucubeyi unutarak, hakkında soruşturma dahi açmadık ve yargılayamadık ya..
İste o gün;

Vicdanımızı yitirdik.
***
— Abi vurmayın. Yemin ediyorum bizi tatbikata gidiyoruz diyerek getirdiler.
— Abi kurban olayım. Çekme Anam görmesin. Kendisi kalp hastası.Üzüntüsünden ve kahrından ölür.
— Abi bize ne emir verdilerse onu yaptık. Yapmasak bizi vururlardı. Vurma abi ne olur vurma
Verilen emri uygulamaktan başka hiçbir sucu ve günahı olmayan bu yavrularımızı kemerlerle, ucu çivili sopalarla döverek, boğazlarını kesip köprüden aşağı attık ya….
İşte o gün;

İnsanlığımızı yitirdik.
***
Başbakan Binali Yıldırım 2016-2017 yılbaşı akşamı Gaziantep’in Oğuzeli İlçesi’nde İl Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Geri Gönderme Merkezi’ndeki askerler arasında bulunuyordu. Başbakan Yıldırım ile karavana yiyen uzman çavuş Mahmut Uslu, Ankara’da yaşayan annesi Mürşide Uslu’yu telefonla arayarak yeni yılını kutlamıştı. Uzman Çavuş Mahmut Uslu’nun, telefonunu alarak anne Mürşide Uslu ile konuşan Başbakan Yıldırıma Mürşide Uslu, “Oğlumu çok özledim, yanıma gelsin” diyerek özlemini ifade etmişti. Başbakan Binali Yıldırım ise, Mürşide Uslu’ya “Çocuklarınız bize emanet, burada iyiler” diyerek ailenin yeni yılını kutlamıştı. Sadece 30 gün sonra Suriye’de yürütülen Fırat Kalkanı Harekatı’nda El Bab bölgesinde şehit olan uzman çavuş Mahmut Uslu için annesi ağıtlar yakarak ağladığı sırada Başbakan Binali Yıldırım Meclisteki grup toplantısında milletvekilleri ve izleyicilere fıkralar anlatarak kahkahalar atıyordu. Bu arada televizyondaki evlilik programları rayting rekorları kırıyordu ya….
İşte o gün;

Ahlakımızı yitirdik.
****
— Eyyyy Rusya siz ne zaman erkekçe savaşmayı öğreneceksiniz?
— Aynı ihlal bugün yapılsa Türkiye yine aynı karşılığı verecektir.
— Rus Uçağının vurulması emrini bizzat ben verdim
— Rusya’nın Suriye’ye bir sınırı yok. Öyleyse Rusya bu işe niçin bu kadar ilgi duyuyor bunu kendilerinden öğrenmek lazım
Bu söylemleri hepimizin gözünün içine baka baka yapanlar daha sonra tükürdüğünü utanmadan yalayarak özür diledi ve bizde bunları kabul ederek sineye çektik ya….
İşte o gün;

Mertliğimizi yitirdik.
****
Türkiye geçtiğimiz yıl kan dondurucu, iğrenç bir olaya şahit oldu. Türkiye’deki en yaygın Şeriatçı vakıflardan biri olan, Sayın Recep Tayyip Erdoğan,  Emine ve Bilal Erdoğan’ın da çeşitli vesilelerle etkinliklerine katıldığı Ensar Vakfı’nın Karaman Anadolu İmam Hatip ve İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği’ne (KAİMDER) yakın kişilerin kiraladığı evlerde kalan öğrencilere özel ders vermek için giden M.B. özel ders için gittiği evlerde 45 öğrenciye tecavüz etti. Dönemin Aile ve Sosyal Politikalar bakanı Sema Ramazanoğlu “bir defadan birşey olmaz” dedi ve bizlerde onaylayarak tepki göstermedik ya….
İşte o gün;

İnancımızı yitirdik.
****
Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın rüşvet  ve yolsuzluk ifadelerinin bulunduğu bir operasyon sebebiyle “istifa ediniz ve beni rahatlatacak deklarasyonu yayınlayınız” şeklindeki tarafıma yapmış olduğu baskıyı kabul etmiyorum.
Etmiyorum çünkü, soruşturma dosyasında var olan ve onaylanan imar planlarının büyük bir bölümü Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın onayıyla yapıldı. Ben yine de bakanlıktan ve milletvekilliğinden istifa ettiğimi açıklıyorum. Bu milleti ve vatanı rahatlatmak için sayın Recep Tayyip Erdoğan’ında istifa etmesi gerektiğine inandığımı ifade ediyor, yüce milletime saygılar sunuyorum.”
Dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar 17- 25 Aralık olaylarında bu açıklamayı NTV ekranlarından 80 milyon Türk Vatandaşının yüzüne okudu ve bizde duymazlıktan geldik ya….
İste o gün;

Kendimize saygımızı yitirdik.
*****
Tarihi boyunca şerefin, namusun, dürüstlüğün, ahlakın, inancın ve merhametin timsali olmuş, Yüce Türk Halkı.
Geç kalmış sayılmayız. Her şey bitmedi. Tüm bu kutsal değerlere yeniden sahip olabilme imkanımız var. Bunun için yapacağımız tek eylem, bize bunları layık görenlere, yaşatanlara  “HAYIR” demektir.   Unutma ki bu bir genel secim değildir. Cumhurbaşkanı aynı kalacak, değişmeyecektir. Başbakan aynı kalacak değişmeyecektir.
Bu referandum bizlerin onurumuzu, gururumuzu yeniden kazanmamız için verilen bir şanstır.Bu topraklarda barış, sevgi ve kardeşlik içinde yaşayan;

Dili, Dini, Kökeni, rengi her ne olursa olsun herkese sevgi ve saygılarımı gönderiyorum.