Bağımsız Yazarlar

BELGESEL TADINDA BİR 15 TEMMUZ KUTLAMASI


Bağımsız Yazarlar

Ölen öldü. Kalan sağlar bizimdir. 

Bir elinde yarım somun arası sucuk, döner. Diğer elinde yandaş markalı ayran. Koltuğunun altında ise iğrenç teri ile nemlenerek buruş, buruş olmuş bir bayrak. Meydanın bir kösesinde ise elinde megafonu bulunan bir abazan var. Gözleri kalabalığın üzerinde. Belli ki temaşa ile yeterince tatmin olamamış. Birden megafonu ağzına götürüyor.
– “Ya Allah bismillah Alla hu Ekber”
Ağzında lokma olan yobazlar tekrar ediyor.

“Ya Allah bismillah Alla hu Ekber”

Çiğnenmiş ekmek partikülleri ayranla birlikte havaya karışıyor. Bu iğrençlik dakikalarca devam ediyor. Tam bu sırada minarelerden ezan sesleri yükseliyor.
Abazan için fırsat bu fırsat. Şiirle arasındaki tek atımlık ilişkiyi kullanmayı düşünüyor. İlkel beyninin bin bir güçlükle hafızasına yazdığı o tek satırı öküz gibi böğürüyor.
– Minareleri, Sen, ezansız bırakma Allah’ım!
Bayraklar yerlere seriliyor. Abdest falan da önemli değil. Zaten az önce birbirlerini ekmek partikülleri ve ayran ile teyemmüm etmişlerdi.
Artık gece yarısı.
Şimdi seccade olarak kullanılan bayrakları yorgan, döşek yapma zamanı.
Abazanlar içinse fantezi saatleri. Tam 365 gündür bu anın gelmesini bekliyorlardı. Rüzgarı arkalarına alarak, Pozisyonlarını belirliyorlar. Çeneleri üzerin de uzanan kıllara sürdükleri hacı yağının kokusunu avlarının hissetmesini ve etkilenmelerini umuyorlar.
Sabahın ilk saatleri.
Her türlü açlıklar giderildi. Yobazların 2. veya 3. eş bulma törenleri sona erdi. Dualar edildi. Bayraklar evsizler de kullanır düşüncesiyle yerlerde bırakıldı.

 

Vahşi topraklarda bir sonraki tören 365 gün sonra.

Vatan bir kez daha kurtarıldı.
Elbette kurtarılacak bir VATAN kalırsa.
Yada daha önce VATAN bizden kurulmazsa……
Sevgiyle kalın