Gündem

“BİN” ALİ ÇOK YÜZ ALİ YETER


Gündem

AKP iktidarının gücü ortada. Yasama, yürütme, yargı, medya, ordu… Hepsi ellerinde. Ak dediklerine kara diyebilen yok. Devlet’in tüm olanakları onlarda. Muhalefet sadece sahnedeki dekor. İşte bu ortamda, dün bir şehit cenazesinde, bir şehit yakını Kılıçdaroğlu’nun gönderdiği çelenke tepki göstermiş. Çelenk’in üzerinden Kılıçdaroğlu’nun ismi kaldırılmış hemen. Eh, böyle millete “Bin”ali çok bile. Yüz de yeterdi, ikiyüz […]



AKP iktidarının gücü ortada. Yasama, yürütme, yargı, medya, ordu… Hepsi ellerinde. Ak dediklerine kara diyebilen yok. Devlet’in tüm olanakları onlarda. Muhalefet sadece sahnedeki dekor.

İşte bu ortamda, dün bir şehit cenazesinde, bir şehit yakını Kılıçdaroğlu’nun gönderdiği çelenke tepki göstermiş. Çelenk’in üzerinden Kılıçdaroğlu’nun ismi kaldırılmış hemen.

Eh, böyle millete “Bin”ali çok bile. Yüz de yeterdi, ikiyüz de…

Dün Hürriyet gazetesi iç sayfada kocaman başlık atmıştı “Dev projelerde imzası var” diye.

Doğru söylüyorlar. Mesela bir tanesi hızlı tren projesi. O dev proje bu bademlerin bildiğin yataklıya 130 yaptırmasıyla ve 41 kişinin ölümüyle başlamıştı. 80 le girilecek dönüşe 132 ile soktular treni. Dava yıllarca sürdü. Kabak 2 makinisitin başına patladı. TCDD genel müdürü için soruşturma açılmasına kim izin vermedi dersiniz? Elbette müstakbel Başbakanımız. Peki ne demişti o dönemde kendisi?

“Kara tren türküsü sadece nostalji olarak trenlerde dinlenecek artık. Sloganımız “Hızlı tren gelir, hiç de geç kalmaz” olacak.”

O sevimli gülümsemesi yine yüzündeydi. Biraz yanıldı ama. Çünkü kara tren gecikirdi ama gelirdi en azından. Hızlandırılmış tren gelememişti bile. Zaten adından belliydi. Hızlandırılmış trendi. Ne yolu yoldu, ne treni trendi, ne de alt yapısı alt yapıydı. Allah’a emanettik.

Sonra bir gün o dev (!) projelerin birinde yine müthiş hitabet yeteneği ile bizi bizden aldı müstakbel düşük profil Başbakan, dedi ki;

“Bu bulut sistemi dedikleri bir şey var şimdi. Son zamanlarda herkes oraya bir şey atıyor, gelen oradan işine yarayanı alıyor, kullanıyor. Ben böyle anlıyorum, belki farklı bir şeydir. Şey yok artık böyle, sistematik bir şey yok. Abur cubur dolduruyorsun, herkes ihtiyacını oradan alıyor ama hiç de karışmıyor, istediğini buluyorsun. Bu bilişim, fazla kafa yorarsan sıyırırsın. Kullanacaksın, nimetlerinden kullanıp, yararlanıp işini göreceksin. Kafayı taktın mı, o zaman işin kötü. Çok fazla… Hikmetine fazla şey yapmamak lazım..”

Yani diyor ki; kullan, faydalan ama sorgulama. Şey yapma yani… Şey yaparsan şey olur, sıyırırsın.

Bu millet, bu adamlarla gurur duyuyor kardeşim. Gidiyor eteri, geliyor beteri. Hala alkış kıyamet herkes. Canlar gidiyor, canlar yanıyor, dünyadan haberleri yok, teknoloji kafayı sıyırtıyor bunlara. Ancak halk memnun. Sen ben yazınca da “p.zevenk, terörist, paralel, eşkenar, çapulcu, gezici, vatan haini” oluyoruz.

Ha, yeri gelmişken şunu da söyleyeyim; Başbakanı eleştirmek, ona kızmak, belki dalga geçmek bir yere kadardır. Söz konusu eşi olduğunda, bir kadın olduğunda, konuyu onun üzerinden çarpıtmak, tipi ile dalga geçmek neresinden bakarsanız bakın aymazlıktır, ahlaksızlıktır, ayıptır.

Hadi, daha açık söyleyeyim; dangalaklıktır.

Kadın cinayetleri, tacizler yüzünden kıyameti kopartıp, bir kadınla tipi yüzünden dalga geçtiğinizde sadece kendi çirkinliğinizi insanların yüzüne vurmuş olursunuz ve bu da onların işine gelir. Çünkü yıllardır CeHaPe zihniyeti diye millete pompaladıkları zırvanın hakkını vermiş olursunuz. Yapmayın…

Müstakbel Başbakanımıza gelince;

AKP milletvekili, “Bu seferki Başbakan düşük profilli olacak” dedi, bu Binali ismi açıklanırken gözyaşları ile dinledi. “Allahım, o düşük profilli benmişim ya, şükürler olsun sana..” diye düşünüyordu herhal…

Ayrıca, umarım Başbakanlığı voleybolculuğundan bir tık iyidir.

Aksi takdirde buyrun cenaze namazına.