Gündem

Borsada şelale düşüşü


Gündem

Piyasaların geleneksel mayıs rutini bir kez daha yaşanıyor. Geçmişte mayıs aylarında kaybettiren borsa bu yıl da benzer hareket sergiliyor. Yatırımcı rotayı nakde çevirdi. Ancak şelale düşüşüyle yaşanan kâr realizasyonu sonrası bu hafta tepki gelebilir. Fakat risk de yükselişte…



Hisse senetleri piyasasında ‘mayısta sat ve git’ stratejisi bir kez daha işliyor. Nisan ayında temettü ödemesi alan ve borsadaki yükselişi fırsat bilen yatırımcılar, satış yaparak nakde geçti. Yaz tatili öncesi risk almak istemeyenler için gerek yurtdışı borsalarda yaşanan satışlar gerekse yurt içerisinde artan tansiyon satışların kabarmasına neden oldu. Diğer taraftan yabancı yatırım kuruluşlarından da risklerin arttığı yönündeki değerlendirmelerin çoğalmaya başlaması moralleri bozdu. BİST 100 şelale düşüşü ile haftayı yüzde 8.16’lık değer kaybı ile 78.368 seviyesinden tamamlarken dolar kuru 2.79’dan 2.92 seviyesine tırmandı.

Volatilite yüksek

Türkiye’nin kredi risk primini gösteren beş yıllık CDS oranları 266’ya çıktı. Yurt içerisinde politik belirsizlik ve para piyasalarındaki yüksek volatilite, temkinli hareketi beraberinde getiriyor. 5 Mayıs Perşembe günü Başbakan Ahmet Davutoğlu, AKP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının hemen ardından partinin 22 Mayıs’ta yeni genel başkanı seçmek üzere olağanüstü kongreye gideceğini açıklamasıyla birlikte yatırımcılar ister istemez oluşacak belirsizliğin boyutunu anlamaya çalışıyor. Kongrenin sonucu ve sonrası gelişmeleri kestirmeye çalışırken nakitte kalmayı tercih edenler hızla satışa yöneldi. Geçişin ise olabildiğince yumuşak yapılmaya çalışıldığı gözleniyor. Zira Davutoğlu, kongrede yeni başkan seçilene kadar görevinin başında olacak. Sonrasındaysa AKP’nin seçilecek yeni başkanı yeni hükümeti kurma görevini üstlenecek. Öte yandan kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s ise meydana gelen gelişmeleri değerlendirirken bu durumun kredi notu açısından negatif olduğunu belirtti. Buna ek olarak yapısal reformların uygulanmasının artan siyasi belirsizlikle birlikte gecikebileceği uyarısını yaptı.

S&P’nin etkisi haftaya

Bank of America Merrill Lynch (BofAML) ise Merkez Bankası’nın güvercin duruşu, jeopolitik riskler ve anayasa değişikliği ile ilgili politik baskı nedeniyle Türkiye’de risklerin arttığını ifade etti. Kurum, artan risklerin Türkiye’nin Moody’s tarafından verilen yatırım yapılabilir düzeydeki notunu kaybetmesine neden olabileceği belirtilirken Moody’s kararından bağımsız olarak piyasanın Türkiye için daha yüksek risk primi talep edeceği belirtildi.

Rabobank da risklerin yeniden ortaya çıktığını belirtiyor. Başbakan Davutoğlu’nun beklenmedik şekilde görevinden ayrılma ve AKP’yi olağanüstü kongreye götürme kararı ile birlikte Türkiye’de siyasi risklerin yeniden su üstüne çıktığını düşünüyor. Rabobank, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni bir anayasaya yapma ve başkanlık sistemini uygulamaya geçirme konusunda daha kararlı olacak bir isime hükümeti kurma görevini vermesinin büyük olasılık olduğunu ifade ediyor. Aynı şekilde bu yıl içinde erken bir genel seçim olasılığını da ciddi şekilde değerlendirdiklerini belirtmekte.

Borsa İstanbul’da geçtiğimiz hafta yaşanan sert düşüş sonrasında endeks 78.368 seviyesine kadar geriledi. Endeks hafta içerisinde en düşük 77.200’leri test etti. Cuma günü S&P’nin kredi reyting görünümünü artırma haberinin seans sonrası gelmesi önümüzdeki hafta açılış fiyatlarını olumlu etkilemesi beklenmeli.

BİST’te kısa vadede gelecek bir tepki alımında ilk direnç 80.000 seviyesinde bulunuyor. Bu seviyenin üzerinde 82.000 ve 85.000 izlenebilir. Ancak unutulmamalı ki bu bir tepki çıkışı olacaktır. BİST’te tepki çıkışları sonrasında satışların geldiğini görebiliriz.

Dalgalanmanın fırsatı

Mayıs ayına girdiğimizde Başbakanın değişeceğiyle ilgili gelişmelerin etkisiyle piyasalarda bir geri çekilme gözlendi. Ancak asıl önemli olan bu gelişmenin bir hükümet krizine yol açıp açmayacağı riski. Gözlenen ise gelişmelerin oldukça yumuşak bir şekilde ilerlediği ve olası bir krizin beklenmesi için güçlü bir sinyalin olmadığı yönünde. Esasen kalıcı bir sorun olmadığı sürece siyasi arenada yaşanan gelişmelerin piyasalara etkisi de geçici kalmakta.

Diğer taraftan hükümet kanadının erken seçim olmayacağı yönündeki açıklamalar da piyasaları yatıştıran bir etkiye neden olabilmekte. Fakat gelecek günlerde başbakanın kim olacağı ve ekonomi yönetiminin değişip değişmeyeceği şimdilerde yatırımcıların merak ettiği soruların başında geliyor. Ancak tüm bunlara rağmen hükümetin ekonomi alanında rüştünü ispat etmiş olması yaşanan düşüşün alım için fırsat olarak değerlendirilmesine imkan tanımakta.

Altın ışıldamayı sürdürecek

Geçtiğimiz hafta Başbakanın görevi bırakacağını açıklaması ile piyasalarda yaşanan aşırı fiyatlamalar borsa ve dolarda sert hareketleri getirdi. Gözler ise diğer taraftan altını takip etti. Çeyrek altının fiyatı 205 TL’ye çıkarken Kapalıçarşı’da yaprak kıpırdamadı.

ABD’den cuma günü gelen veri, tarım dışı istihdam artışında nisanda yedi ayın en düşük seviyesini işaret etti. Bu durum, FED’in faiz artırımına gitmesini zorlaştırıyor. ABD’de Çalışma Bakanlığı’nın cuma günü yaptığı açıklamaya göre mart ayında revize edilmiş 208.000 seviyesindeki istihdam verisi, nisan ayında 160.000 artış kaydetti. Oysaki uzmanların ortalama tahmini 200.000 seviyesinde idi. ABD’de nisan ayı işsizlik oranı yüzde 5.0 düzeyinde gerçekleşirken ücret artışlarında belli bir hız yaşandığını gösteriyor. Bu da en fazla altın fiyatlarındaki tırmanışta etkisini gösterdi. Altın orta ve uzun vadede yükselen ivmesini sürdürecek.

Dolar kurunda geri çekilmeler alım fırsatı

Dolar kurunda 2.79’dan başlayan yukarı hareket hafta içerisinde fiyatların 2.98’e kadar tırmanmasına neden oldu. Bu da kırılganlığın oldukça yüksek olduğunu gösteriyor. Kurda yıl sonu beklentisi 3-3.30 seviyeleri. Gerek yurtdışı gerekse yurtiçi gelişmelerin olumsuz yönde tırmanışı bu seviyelerin daha kısa sürede testini de beraberinde getirebilir. Ancak geçtiğimiz hafta yaşanan hızlı çıkış sonrasında kurda olası geri çekilmeler alım fırsatı olarak değerlendirilebilir.

KAYNAK : Milliyet