Darbe’de Kimsenin Göremediği Çok Önemli Ayrıntı!

0

Cavit Kınalı – Bağımsız Gazete

Darbe girişimiyle ilgili medyada ve sosyal medyada binlerce bilgi paylaşıldı. Bunlardan bazıları bilinmeyen şeyler olmasına karşın, birçoğu bilgi kirliliğinden ibaret.

Darbeyle ilgili neredeyse tüm Türkiye bir şeyler söyledi ama ne siyasiler, ne bürokratlar ne de aydın-yazar kesimi bu önemli ayrıntıları görmediler. Belki de gördüler, işlerine gelmedi, bilemiyoruz.

Darbe’nin daha ilk saatlerinden itibaren bütün ajanslar kilit isim olarak Akın Öztürk ismini anmaya başlamıştı bile. O sırada biz de Türkiye’ye, “Böyle darbe girişimi olmaz.” Demeye çalışıyorduk. Medya ve siyasiler önümüze eğer darbenin kilit ismi olarak Akın Öztürk’ü koyuyorsa, o zaman Akın Öztürk merkezli bir analiz yapalım da bakalım darbeyi kimler yapmış?! Ve halkın merak ettikleri soruları da buradan bir bir soralım… ( Gazetemiz yazarlarından Mert Yetiş’in soruları yeterli olmakla birlikte tekrar etmekte fayda var.)

AKIN ÖZTÜRK DARBECİ Mİ?

Hükumet ve medya kanadı daha ilk saatlerden itibaren Akın Öztürk ismini duyurmaya başlamıştı ama neye dayanıyorlardı, hala kimse bilmiyor. Hükümet’in kalemşörlerinden Yeni Akit gazetesi, Öztürk ile ilgili ilk haberi paylaştı: “Akın Öztürk itiraf etti: Darbeye dahil oldum.” Bu haberin üzerinden çok geçmeden NTV kaynaklı bir haber daha düşmüştü. Akın Öztürk’ün savcılık ifadesi olarak sunulan haberde şöyle deniliyordu: “Akın Öztürk, darbeye iştirak etmediğini tam aksine darbeye engel olmaya çalıştığını söyledi. Genelkurmay başkanı ve Hakan Fidan şahittir, dinlenebilir.” dedi. Tabi bu haber tahmin ettiğimiz üzere üzerinde durulmadan geçiştirildi. Ama bu haberin yayınlandığı ilk dakikalardan itibaren biz TSK’yı takip ettik. Genelkurmay’ı şahit gösterebiliyorsa, darbeyi yapma ihtimali var mıdır? Eğer yalan söylüyorsa mutlaka genelkurmay bunu yalanlayacaktır ya da doğru ise aklayacaktır diye takip etmemiz gerektiğini düşündük. Ve iki gün önce genelkurmay açıklama yaptı: “Akın Öztürk, darbecileri ikna etmek için GENELKURMAY TARAFINDAN, Akıncı Üssü’ne yönlendirilmiştir.”

Kimse görmese, görmek istemese bile, bu dehşet bir açıklamadır. Yani, Akın Öztürk ifadesinde doğru söylemiş. (Burada tetikçi gazeteyi de yazmak gerekli ama daha önemli konular var devam edelim. ) Genelkurmay’ın açıklaması, “Akın Öztürk suçsuzdur” diye de okunabilir açıkçası. Çünkü darbeci olduğuna dair, cemaatle bağı olduğu dışında, hiçbir kanıt yoktur. Bu açıklamanın ardından merakla Akın Öztürk, serbest kalır mı? Diye beklemeye başlandık. Tutuklanmasını vs. geçelim ve günümüze gelelim.

HÜRRİYET’TEN, “DARBECİ AKIN ÖZTÜRK” İFADESİ!

Hürriyet Gazetesi bugün yaptığı haberde, “…Düğüne katılacağı ve kız tarafının şahidi olarak nikâh masasında yer alacağını bildiren Akın Öztürk, öğle saatlerinde Şanver Paşa’yı arayıp nikâha katılamayacağını bildiriyor. İstanbul’daki nikâh yerine Akıncı Üssü’ne geçmek suretiyle darbeye karışan Akın Öztürk’le ilgili ilginç nokta sadece bu değil. 24 Temmuz tarihine kadar izinli olan ve tatilini geçirmek üzere Gümüldür’de bulunan Öztürk Paşa, tatilini yarıda keserek 15 Temmuz Cuma günü İzmir’den Ankara’ya geçerek en yüksek rütbeli general olarak darbeye katılıyor.”

Evet haber aynen bu şekilde. Metni dikkatli bir şekilde okuduğunuzda Hürriyet’in açık bir şekilde Öztürk’ün darbeye katıldığını iddia ettiği görülüyor. Çelişkilerle dolu Sözde Darbe Girişimi ile ilgili bir başka çelişki de yine bugün Hürriyet’in, Habertürk Gazetesi’nden Fevzi Çakır’a dayandırdığı bir haber.

Habertürk Gazetesi, Üsteğmen Fahri Kafkas’ın ifadesine yer veriyor. Komuta İzleme Merkezi’nden olayı saniye saniye takip eden Kafkas, “Genelkurmay başkanımız elinde kep ve montuyla, özel harekatçılar ile birlikte binadan ayrıldı. Hiçbir zorlama olmadığı görülüyordu.” ifadesini veriyor. Yani genelkurmay başkanı gönüllü mü gitmişti? Tehdit yoluyla gitmiş olma ihtimalinden söz edecek olursak; daha kendi astından korkan bir genelkurmay başkanı savaş durumunda ordusunu terk edebilir, düşmana teslim olabilir demektir ki, bu çok vahim bir durumdur.

Aslında yazılacak çok fazla çelişki olmasına rağmen bu temel çelişkiler üzerinden bile olayın ne kadar karmaşık olduğunu görebildiğinizi sanıyorum. Gözden kaçırmış olanlar içinde bu çelişkileri tek tek sorular sorarak analiz edelim ama can alıcı sorularımızı en sona bırakıyoruz:

  • Yapılan açıklamalardan anlıyoruz ki, Genelkurmay saat, 16.00’da darbeden haberdar oldu. Darbeden haberdar olan Genelkurmay Başkanı nasıl oluyor da, derdest edilebiliyor?
  • Bir grup cuntacının olduğu söylenen darbeyi koca hükümet ve genelkurmay bastıramadı mı?
  • Yandaş basında çokça söylenen, “darbe deşifre oldu diye erken yapıldı” savunması yapılıyor ama, saati boşverelim, darbe bağıra bağıra mı yapılır? Boğaz Köprüsü’nü kesip haraç mı toplayacaktı asker?
  • Meclisi bombalayacak kadar gözü dönmüş hainler, Erdoğan’ın basının önünde şov yaptığı sırada oraya nasıl oldu da saldırmadı?
  • AKP binalarından sallanan, önceden hazırlandığı tahmin edilen, pankartlar daha saat 23.30’da nasıl oluyor hazırlanmış oluyor?
  • Kabine üyelerinin bangır bangır açıklama yapması, hiçbir hükumet yetkilisi gözaltına alınmaması gibi konulara hiç girmiyorum bile.
  • Yazımızın konusuna yönelik soracak olursak; Hükümet aylar önce CHP’nin söylediği canlı bombayı bile 1 ayda teşhis edemezken, daha darbenin ilk saatlerinde faili nasıl bu kadar çabuk anladılar?
  • Akın Öztürk eğer darbeciyse ya Genelkurmay yalan söylüyor ya da Genelkurmay darbenin içerisinde.
  • Fizik kuralları gereği gerçek olaylarda zıtlıklar olmasına karşın bunlar ‘çelişki’ özelliği taşımazlar. Bu kadar çelişki olan bir olay olsa olsa kurgu olur, kötü bir kurgu. Tabi burada kolaycılığa kaçanlar gibi Erdoğan’ın darbe planı olduğunu da söylemiyorum. Ama darbemsiyi başkası kurgulamış, Erdoğan bundan haberdar olmuş ve üzerine mağduriyet senaryosu yazmış olamaz mı? Bal gibi de olur.
  • Genelkurmay açıklaması sonrası yeni bir açıklama daha yapmak zorundadır. Genelkurmay’ın açıklamasına göre, Akın Öztürk darbeci değildir. Ve darbeci olmayıp hala tutuklama devam edebiliyorsa, Genelkurmay askerini yediriyor demektir.
  • Bir avuç asker yaptıysa darbeyi, her kurumdan on binlerce insan neden tasfiye edildi? Cadı avı başlattınız da söylemiyorsanız çok ayıp ediyorsunuz.
  • NOT: Yazı dün (23.07.2016) tarihinde kaleme alınmıştır. Bazı sorunlardan dolayı bugün yayınlamak zorunda kaldık.
yorum Yap

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku