Bağımsız Yazarlar

Dünden bugüne ne değişti ki? Artık değişim zamanı…


Bağımsız Yazarlar

Merhabalar…

Bugünkü yazımız biraz reklam kokacak… Reklam kokacak ama çok uzağa gitmeye gerek yok şahsi reklamımı yapacağım.

Öncelikle herkesin 23 Nisan ulusal egemenlik ve Çocuk bayramı en içten dileklerimle kutluyorum. Çocuk olmanın ne olduğunu, çocukluk sevinçlerini, misket oynamayı, saklambaç oynamayı, gazoz kapağı oynamayı, okuldan çıkınca amaçsızca koşturmayı o kadar özledik ki… Şimdi bakıyorum da, yeni çocuklar sanki çocuk değillermiş gibi geliyor bana. Bizim çocukluğumuz ile onların çocukluklarını kıyaslıyorum… Yeni nesil çocuklar maalesef teknolojinin esiri, tabletlerin hakimiyeti altında, en büyük hayali cep telefonu olan değişik bir tür oldular… Cahit Sıtkı’nın bile henüz yolun yarısı dediği yerdeyim yaş itibariyle. Buna rağmen yeni yeni nesil çocuklarla aramdaki kuşak farkını çözebilecek bir kabiliyete sahip değilim. İşin en üzüldüğüm yanı da, yeni nesil çocuklara 23 Nisan ulusal egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın ne denli kıymetli, nedenli önemli, nedenli özel bir bayram olduğunu anlatmakta zorluk yaşadığımız zamanlar oluyor bazen. Her şeye rağmen, çocuklarımızın en önemli gününün bugün olduğunu onlara hissettirmemiz gereken bir günü yaşıyoruz bugün.23 Nisan’ın önemini, bu konuda duyduğumuz hassasiyeti, ve en önemlisi geleceğe dair duyduğumuz kaygıları çocukları anlatmalıyız bugün. On kuruşluk bir balon, beş kuruşluk bir sakız, en pahalısı 50 kuruşluk bir çikolata ile gördüğümüz her çocuğu gülümsetmeliyiz. Geçtiğimiz günlerde yeni bir hayat felsefesi edindim kendime… Dünyanın en güzel yeri bir çocuğun gülümsemesidir, insan bir çocuğun gülümsemesinde yer edinebildiyse işte o zaman dünyanın en güzel yerindedir… Bu felsefenin hareketleri, hayatımızın en büyük amacı bir çocuğu güldürebilmek olmalıdır. Bu aralar bunun için yaptığımız bir kampanya var. Bilmem denk geldiniz mi? Keles ilçemizin Baraklı köyünde bulunan ilkokula oyuncak yardımı yapacağız. Okulda okuyan çocuklarımıza hayallerindeki oyuncaklarım ne olduğunu Öğretmenleri vasıtası ile yazdırdık. Facebook üzerinde açtığımız sayfada bizlere destek olan insanların yardımı ile okulda okuyan 66 çocuğumuzun hayallerindeki oyuncakları topluyoruz ve en kısa sürede bizzat okula götürüp çocuklarımıza teslim edeceğiz. Oyuncakların teslim günü geldiğinde, çocuklarımızın yüzünde gülümsemeler bizleri dünyanın en mutlu insanları yapacak. Tüm milli değerlerimizin ve yüce Önder Atatürk’ün bize bıraktığı tüm ulusal miraslarımızın unutturulmaya çalışıldığı bu kötü günlerde bizler elimizden geleni yapmakla mükellefiz. İnşallah bu kampanya ile, çocuklarımızın hayallerine dokunma, onlara gerçekten çocuk olduklarını hatırlatma ve bayramlarını kutlama şansına sahip olacağız. Bu yazımda bahsettiğim reklamların ilki buydu. Önümüzdeki günlerde yeni okullari ulaşmayı planlıyoruz. Bize bu kampanyamızda destek olmak isteyen herkesi, Facebook üzerinde “Hayalimdeki Oyuncak Bursa” sayfasını beğenmeye ve takip etmeye davet ediyoruz. Gelelim yazının ikinci reklamına. Malumunuz acı bir referandum süreci geçirdik. Kazanmış Olduğumuza inancımız tam. Buna rağmen, kağıt

Üstünde kaybetmiş durumdayız. Maalesef ki, yıllardır aynı görüşe sahip olduğumuz insanlar olarak, hep kaybeden taraftayız. Kaybettiğimiz her şeyin sonrasında kendi kendimize bir hesaplaşma yaşıyoruz, ama bu hesaplaşmanın sonunda hiçbir yere varamıyoruz. Ben artık bu iç hesaplaşmalarımızın bir yere varması gerektiğini inanan tarafa geçtiğine inanıyorum ve söylüyorum ki bizim en büyük hatamız bazı şeyleri zamanında yapmamak. Geç kalıyoruz çoğu şeyde, ve bir şeyleri yapmaya başladığımızda aslında çok daha erken yapmış olmamız gerektiğini fark ediyoruz.

Kendi adıma konuşmak gerekirse, yerelden bahsetmek istiyorum. Çok büyük hayallerim, bakanlık düşlerim, koltuk sevdalarım yok. İstediğim tek şey, siyasi çizgisine ve ideolojisine inandığım partinin, iktidara gelerek ülkemizin kalkınmasına ve gelişmesine fayda da bulunması. Bunun gerçekleşebilmesi için de birilerinin elini taşın altına koyması gerektiğine inanıyorum. Ve bu elini taşın altına koyacak kişilerin en başında, şu anda yapılanları en çok eleştiren kişilerin olması gerektiğine canı gönülden inanıyorum.

Sonra dönüp kendime bakıyorum, şu anda yapılanları eleştiriyorum. Şu anda yapılanları eleştiriyorsam, demek ki şu anda yapılanları beğenmiyorum. Şu anda yapılanları beğenmiyorsam, demek ki daha iyilerinin yapılabileceğine inanıyorum. Daha iyilerini yapılabileceğine inanıyorsam, bunu benim yapabileceğime inanıyorum. Sonra fark ediyorum ki, ben zaten daha iyisini yapabileceğime inanıyorum. O zaman yapmam gereken şu, elimi taşın altına koyacağım… Ve ben elimi taşın altına koyarken, benim gibi elini taşın altına koymaktan çekinmeyecek insanlarla aynı yolda, aynı hedefte, aynı doğrultuda yürüyebileceğimize inanıyorum. Oldum olası sürprizleri sevmem. Bu sebeple, ilçe yönetimi seçimlerinde de son dakika sürprizleri yaşanmasını istemiyorum. O zaman konuyu kısa gesi sadede gelmenin zamanıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi Nilüfer İlçe teşkilatının yapacağı ilk seçimde, Cumhuriyet Halk Partisi Nilüfer ilçe başkanlığına adaylığımı dün gece sosyal medyadan açıkladığım gibi, bugün de buradan açıklamak istiyorum.

Koltuk sevdasıyla değil de, memleket sevdasıyla hizmet edeceğime inancım tam. Bu inancıma ortak olmanızı, ve neredeyse seçime bir yıl varken çıktığım bu yolda benim yanımda yürümenizi canı gönülden arzu ediyorum. Yerelden genele giden siyasette, tümevarım yöntemi ile, başarıya ulaşmak için elimizden geleni hep birlikte yapmalıyız. Daha önce dediğim gibi, bunu koltuk sevdası ile değil memleket sevdasıyla yapıyorum. Çocuklarımızın geleceği, bizlerin geleceği, yaşanacak günlerin güzel olup olmayacağı tamamen elini taşın altına koyanların sayısı ile alakalı. Bizlerin cesareti ülkemizin geleceğini tayin edecek. 2019 çok uzak bir tarih değil, bugün yarın gelecek. Mücadelemiz geçtiğimiz Pazar günü sona ermedi, aslında geçtiğimiz Pazar günü başladı. Önümüzdeki süreç hepimizin şapkasını önüne alıp düşündüğü, elini taşın altına koyup koymayacağına karar verdiği bir süreç olacak. Bu süreçte ben, henüz çok vakit varken, Cumhuriyet Halk Partisi Nilüfer ilçe başkanlığına adaylığımı açıklamış bulunmaktayım. Önce sokağımızda, sonra mahallemizde, ve sonra ilçemizde başarıya ulaşmak istiyorsak şimdiden çalışmaya başlamak zorundayız. Bizler sokağımızda, mahallemizde, ilçemizde başarılı olabilirsek, zaten ilimiz bölgemiz ülkemiz başarıya ulaşacaktır.

Bu süreçte yanımda olmak isteyen, aynı ideolojiyi ve aynı hedefleri paylaşan, ve koltuk sevdasından çok memleket sevdasını kalbinde hisseden herkesle aynı yolda yürümeye hazırım. Umalım ki, blok liste değil de çarşaf liste olsun. Umalım ki, birilerinin arkasında olduğuna övünenler değil de birileriyle beraber yürüyenler olsun. Umalım ki, birilerinin şahsi çıkarları değil de memleketin çıkarları en ön planda olsun. Öyle olduktan sonra, ben kazanmışım sen kazanmışsın önemi yok.

Bundan sonra maalesef yazılarımda objektiflik yok. Bundan sonra yazılarımda CHP Nilüfer ilçe başkan adayı Uğur Korkmaz olarak yazacağım. Sizlerin de bu süreçte, bana destek olmanızı rica eder, saygılar ve sevgiler sunarım.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlu olsun.