Bağımsız Yazarlar

Erken Kalkan Yol Alır


Bağımsız Yazarlar

Adaylık açıklamamın bu yoğun gündemde neden yapıldığına, neden bu kadar erken olduğuna dair bir merak ve yıpranacağıma dair bir endişe mevcut… Ben ise tam aksini düşünüyorum…



 

Adaylık açıklamamın bu yoğun gündemde neden yapıldığına, neden bu kadar erken olduğuna dair bir merak ve yıpranacağıma dair bir endişe mevcut… Ben ise tam aksini düşünüyorum…
Bugüne kadar, başkan adaylarını son 1 hafta ya gördük, ya da göremeden sandık başına gittik. Mahallelerdeki delege seçimleri, genelde başkan adayı olmak isteyenlerin ve ekiplerinin baskısı altında ve yönlendirmeleriyle yapıldı… Çarşaf liste yerine blok listeler hazırlandı, rakip adayların uzlaştığı tek konu da bu oldu zaten… Delege seçimleri blok listeler vasıtasıyla Ali ile Veli’nin sandığa gitmeden zafer ilan etme hevesi ile yapıldıktan sonra gidildi sandıklara… Karşı mahallenin 15 delegesi Ali’nin, Aşağı mahallenin 16 delegesi Veli’nin destekçilerinden oluştu… Böyle bir yapı oluşunca ne oldu peki? Yapılan ziyaretler, geziler, planlar, programlar, vaatler, ekip kalitesi, çalışma arzusu, kişisel kriterler çoğunlukla devre dışı kaldı… Birilerinin çabası ve ricasıyla oluşturulan delege listeleri, sandıklara hangi başkan adayına oy vereceklerine emin olarak gittiler… Tabi ki sandığa kesin kararlı gitmeyen delegeler de vardı. Onlar da başkan adayına, yönetim adaylarına, vaatlerine, hedeflerine bakarak karar verdiler. Verdiler de, yine başkan adaylarının uzlaştığı bir ortak nokta vardı, “blok liste”… Ben Ali’nin listesinde yer alan Hasan’ın çok iyi çalışacağına inanıyordum ama blok liste olunca, Veli’yi de beğenince Veli için oy kullandım… Veli’nin listesinde çalışacağına hiç inanmadığım, yolda görse selam vermeyen Mehmet vardı ve ilçe yöneticisi oldu sayemde… Keza il delegeleri için de iki tane pusula verdiler elime, o mu olsun bu mu olsun dediler, içeriğine bakma şansım olmadı ki…
Demokrasi mücadelesi diyoruz, özgürlükler diyoruz, seçme – seçilme hakkı diyoruz… Sonra ilçe kongrelerimizde, il kongrelerimizde “blok liste öneri dilekçesi geldi, kabul edenler” diye sorulduğunda elimizi kaldırıp kabul ediyoruz… Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu…
Hani biz demokrattık? Son yıllarda hangi il / ilçe kongresi yapıldı çarşaf listeyle? 2015 Nilüfer İlçe ve Bursa İl kongrelerinde bir anda kabul ediliverdi blok liste önerisi… Karşı çıkanlar da “zaten sizin liste kazanamayacak” diye bir ibareyle karşılandı…
Kazanamasın benim listem, önemli değil… Ama benim listemdeki Ayşe Hanım delegelerin beğenisini ve güvenini kazandıysa girsin yönetime. Başkan Fatma Hanım olsun ama yöneticilerin içinde de diğer listedeki isimlerden seçmeler olsun…
Amaç CHP’ye ve örgüte hizmet değil mi? Ne güzel işte… Çoğunluğun üzerinde uzlaştığı isimler olsun yönetim ekibi…
“Uyum içinde çalışamazlar, sıkıntı olur…” Neden? Aynı partinin üyesi, aynı ilçenin komşusu değil miyiz? Hedefimiz ortak değil mi? Aynı hedefe yürüyen iki insan neden iyi geçinemesin, neden anlaşamasın, neden üretemesin? Bunu mantığım almıyor, kabul edemiyorum…
“Çok erken adaylık açıkladın sen, neye güvendin ki?” diye sorular geldi, ismi lazım değil kişilerden… İnanın kimseye, hiçbir şeye güvenmedim, kendime güvendim sadece… 2 yıldır eleştirdiğim konularda daha iyisini yapabileceğime inanıyorum ve güveniyorum. Bir ekip ruhu oluşturabileceğimize, büyük bir uzlaşıya varabileceğimize inanıyorum. Bu uzlaşı ve ekip ruhu için de bir ayın, iki ayın yeterli olmayacağını düşünüyorum. Varsın 2018’e ertelensin kongreler… Daha güzel, daha büyük, daha geniş bir ekip olmaz mıyız o zaman? Keşke Cumhurbaşkanı adayımızı da şimdiden açıklasak da, bir an önce halk ile buluşmaya, fikirlerimizi, ideolojimizi, hedeflerimizi anlatmaya başlasa…
“Yıpratırlar seni, çok erken çıktın ortaya…” Bu da aldığım bir başka eleştiri… Evet çok erken çıktım, hayır beni yıpratamazlar… Hedeflerimi ve planlarımı detaylı anlatacağım zaten. Kaldı ki yıpranacak neyimiz varsa ortada zaten… Yediğimiz, içtiğimiz, gezdiğimiz, ettiğimiz Facebook üzerinde kamuya açık artık… Elbette eleştiri, elbette karşıt görüş, elbette bulunan hatalarım olacaktır. Bunlar beni yıpratamaz, bir açıklaması vardır yaptığım her şeyin. “Keşke” sözcüğünün pek yeri yoktur hayatımda, “İyi ki” sözcüğü tercihimdir benim… Tabi bu eleştiriler çığırından çıkıp da, karalama kampanyası tadına bürünürse; düzeyli eleştirilerin yerini bel altı müdahaleler alırsa, bu zaten siyasetten de bağımsız bir şekilde ahlaksızlık olur, ona da nasıl tepki vereceğimizi yaşayınca düşünürüz… Yaşayacağımı sanmıyorum bu bel altı olaylarını, en azından yaşamayacağımı ümit ediyorum…
“Ekibinde kimler var, kimle birliktesin?” diye kibarca soran da oldu, “Kimin başkan adayısın sen, kim var perde arkasında?” diye daha sert bir üslupla soran da oldu… Şu an için tek kişiyim. Başkan Adaylığı açıkladım. Yönetim konusunda bir vaadim, bir düşüncem olmadı. Erken çıkma sebeplerimden biri de bu işte. Her mahallede, her apartmanda onlarca CHP üyesi var ama parti ile bağlantıları sıfır… Ulaşamıyoruz, bazılarının üye olduklarından bile haberleri yok… Ben bu uzun süreçte onlara ulaşmak istiyorum. Yaptıklarımızdan, yapılanlardan bahsetmek istiyorum. CHP Nilüfer’in nasıl çalıştığından, amacının ne olduğundan bahsetmek istiyorum. “Küskünler” diye tabir ettiğimiz üyelerimizle çay içmek istiyorum. Bir şekilde üye olmuş ama hiç parti etkinliğine katılmamış üyelerimizin en azından kendi mahallelerindeki toplantılara bir kez olsun katılmalarını istiyorum. İşleyişi görmelerini istiyorum. Benim gibi düşünen, “daha iyisi yapılabilir aslında” diyen üyelerle beyin fırtınaları, proje toplantıları yapmak istiyorum. İşin sonunda “Züğürt Ağa” filmindeki gibi, -Bu oy sizinse benim oy nerede?- diyecek bile olsam, insanları partinin olağan işleyişi içerisine dahil etmiş olmanın huzurunu yaşamak istiyorum…
Ben, Nilüfer için, Nilüfer’de Cumhuriyet Halk Partisi’nin mevcut başarısını daha yükseğe taşıyacak bir ekiple, ilçe örgütünü yönetmeye talibim. Ve bu talebimi bu kadar erken açıklayarak, önümüzdeki uzun süreci en verimli şekilde değerlendireceğimize inanıyorum.
Son güne kadar söylemeye devam edeceğim bir husus ile noktalamak istiyorum;
Mevcut yönetim ile, yöneticilerimizin herhangi biri ile veya İlçe Başkanımız Sayın Tansal ile hiçbir sorunum yok ve son güne kadar da olmayacak. Yaptıkları organizasyonlara, talep ettikleri yardımlaşmaya elimden geldiğince katkı koymaya devam edeceğim. Benim rekabet anlayışımda kişilere karşı bir husumet, kıskançlık vb. durumlar yok… Bu konuda gelmiş olan ve gelecek tüm sorulara da peşinen cevap vermiş olayım.
Cumhuriyet Halk Partisi için mücadele ediyoruz. Bir adım ileriye gitmek için, bir oy fazla almak için, 2019 iktidarı için çalışıyoruz. Bu yolda birlikte yürüdüğümüz ve yürüyeceğimiz tüm dostlara selam olsun…