Bağımsız Özel

Ey ‘Evet’çi Kardeşlerim; Berlin’de Hakimler Var…


Bağımsız Özel

Değerli dostlar, Bugün, bu köşeden size ne hayırı ne eveti anlatacağım. Bu yazı propaganda yazısı değil, dostlar. Size bir hikaye anlatacağım, sabrınız yettiğince. Sizi ‘O’nunla baş başa bırakacağım, ‘O’yu sonra anlayacaksınız.



Değerli dostlar,

Bugün, bu köşeden size ne hayırı ne eveti anlatacağım.

Bu yazı propaganda yazısı değil, dostlar.

Size bir hikaye anlatacağım, sabrınız yettiğince.

Sizi ‘O‘nunla baş başa bırakacağım. (‘O‘yu sonra anlayacaksınız.)

***

Alman Kralı Büyük Friedrich ve bir değirmencinin hikayesi bu.

Alman Kralı Friedrich, bir gün Postdam‘da gezerken güzel bir yer görür.

Ve askerlerine, “Buraya bir saray yapalım, çok güzel bir yer.” der.

Askerleri ertesi sabah gider o bölgeyi araştırır.

Ama o da ne?

Kralın beğendiği yerin ortasında bir değirmen var, yani o arazi sahipli.

Askerler değirmenin kapısını çalıyor.

Askerler değirmenciye, “Kralımız burayı çok beğendi, bir saray yapmak istiyor. Ne kadar isterseniz bedelini ödeyecek, satın almak istiyor.” derler.

Değirmenci de satmam diye tutturuyor.

Askerler, “Yahu kral istiyor diyoruz, parasını da fazlasıyla ödeyecek. Biz şimdi krala gidip nasıl deriz adam satmıyor diye.” diye kızarlar.

Değirmenci inat eder ve kapıyı kapatır askerleri yollar.

Askerler, “Kralım beğendiğiniz arazide deli bir değirmenci var, arazi onunmuş.” derler.

Kral, deli olduğunu nereden anladıklarını sorunca, değirmencinin satmıyorum dediğini söylerler ve kral değirmencinin yanına getirilmesini ister.

Kral karşısına gelen değirmenciye, “Değirmenci kardeş, ben sizin arazinizi pek beğendim. Ne kadar isterseniz bedelini ödeyeceğim ve siz de bu parayla istediğiniz yerde istediğiniz kadar değirmen kurabilirsiniz, lütfen bana satın.” der.

Ama değirmenci hala satmamakta ısrarlı ve kralla sert bir üslupla konuşmakta.

Bu duruma sinirlenen kral, “Dikkatini çekerim, karşınızda bir kral var efendi.” diye bağırır.

İstifini hiç bozmayan değirmenci, “Siz kral olabilirsiniz. Ama, Berlin’de hakimler var.” der.

Düşünebiliyor musunuz, bir kral dahi olsa hakimler orada adaleti tecelli ettirebiliyor.

Bir kral ile bir değirmenci hakimin karşısında eşit olabiliyor.

Daha fazla uzatmadan hikayeyi bitirip sona gelmek istiyorum.

Bunun üzerine entelektüel bir kişiliğe sahip olan Kral Friedrich, değirmenin yanına bir saray yapar.

Ve hala Avrupa‘da o saray ve değirmen bu sözle anılır.

 

berlin'de hakimler var

Berlin’de hakimler var

İşte o saray ve değirmen…

***

Evet, değerli dostlar.

Bu referandumda karar verirken, Evet ya da Hayır demenizi söylemeyeceğim.

Lakin tek bir şey var, o sandığa gittiğinizde eliniz ‘O‘nda olsun, vicdanınızda olsun.

Bugünü düşünün, 14 yaşındaki çocuğa tecavüz edenler dışarıda.

Erkek çocuklarına tecavüz edenler dışarıda.

Katiller, hırsızlar dışarıda.

Adalet bulmak için bir ‘dayı’nız olmasını bekliyorsanız, ona göre karar verin.

Çünkü bir gün o öldürülen kadın sizin karınız olabilir.

Tecavüze uğrayan o çocuklar sizin çocuğunuz olabilir.

Ve kararınızı buna göre verin.

16 Haziran‘da evet çıkması durumunda, Erdoğan‘ın karşısına çıkıp, “Türkiye’de hakimler var!” diyebilecek misiniz?

Karar sizin değerli dostlar.

Selam ve sohbet ile…

Saygılarımla…