Kültür-Sanat

Fantezinin televizyonla imtihanı: Game of Thrones


Kültür-Sanat

Game of Thrones köklü bir tavır değişikliğine gitmezse yakın gelecekte arasında sadakat bağı kurmuş olduğu izleyicilerini



Fatih Şalo caykahve@gmail.com

Arkada bıraktığı beş sezonun ardından Game of Thrones çoktan televizyon efsaneleri arasındaki yerini aldı ancak an itibariyle heyecan verici bir manevra yapmaktan çok uzak duruyor.

FRP ve bilimkurgu türündeki eserlerin önemli alametifarikalarından birisi çoğunun sadece üçleme yapmakla yetinmeyip “külliyat”a dönüşen bir anlatı silsilesi biçimine bürünmeleri. Game of Thrones da bir fantezi eseri olarak türdaşları ile bu benzerliği gösteriyor. Yazın dünyasında ve animasyon biçimindeki eserlerde bu çok hikâyeli, çok bölümlü içerik kaynağı kendisine sıkı bir hayran kitlesi oluşturmakta başarılı olurken aynı şeyleri televizyon için söylemek mümkün değil. Kalıcılığı bir ana ve hatıraya hapsedip ardı arkası kesilmeyen bölümleri değişmeyen kalıplarla sunmak televizyonun doğasına aykırı.
Televizyonculuk biraz da her günü aynı yaşayan insanlara aynı masalı farklı biçimlerde sunmak demek. Reality şovların, yarışma programlarının ve ana haber bültenlerinin bile her sezon dekorunda, konseptinde ve tavrında değişiklik yapılması bu sürekli yeni görünme çabasının bir ürünü. Bu nedenle kurmaca bir dünyanın sabit kurallarını ve tavrını uzun yıllara yayan fantezi türü işler televizyonda başarılı olmakta güçlük çekiyor.

Hayattaki taht oyunları!
Game of Thrones bu kuralın istisnası olmaya aday toplama bir yapımdı. İçeriğinde çok fazla arketip hikâyenin yer aldığı, her bölüm farklı bir karaktere ya da duruma odaklanma imkânına sahip Game of Thrones seyircilere çok bilinmeyenli bir denklem sunuyordu. Dizinin sunduğu çok bilinmeyenli denklem maharetli ellerle fazla beyin jimnastiği yapmak istemeyen televizyon izleyicisine basitçe anlatılabildiği için Game of Thrones belki de televizyon tarihinde seyir zamanı dışında izleyicilerinin en çok konuştuğu diziler arasında yer aldı. Muhayyel bir dünyanın taht oyunları bir anda gerçek hayattaki taht oyunlarının yerini aldı. Game of Thrones’u bu denli başarılı olmasında en büyük paya sahip karmaşık ilişki ağlarını basit bir şekilde sunma yetisi şimdi dizinin önceden kestirilebilir olmasına kapı açıyor. Game of Thrones bu nedenle altıncı sezona izleyicilerine heyecan vermekten hayli uzak bir noktada başladı. Dizide cevaplanmamış ve hatta öylece ortada bırakılmış onlarca küçük ve büyük hikâye varken izleyicilerin sadece merak duygusunu gidermek için diziyi izliyor olması böylesi büyük bir yapım için alarm zillerinin çalıyor olması anlamına da geliyor.

Game of Thrones’un formülleştirerek sunduğu olay örgüsünde karakterlerin derinliği giderek sığlaşıyor. Kimin hayatta kalacağı sorusunun her bölüm giderek daha fazla merak uyandırması ve özenle inşa edilmiş karakterlerin sevgi ve bağlılık dinlemeksizin ortadan kalkabiliyor olması dizinin eski güçlü silahlarıyken şimdi diziyi aşağıya çeken yüklere dönüşmüş durumda. Bu nedenle Game of Thrones köklü bir tavır değişikliğine gitmezse yakın gelecekte arasında sadakat bağı kurmuş olduğu izleyicilerini kaybetmeye başlayacak.

Dizi ‘hesap vermeli’
Öte yandan dizi için her şeyin olumsuz ilerlediğini söylemek haksızlık olur. Game of Thrones evreninin en merak edilen sorularının birer birer cevaplanacağı geçen beş yılın ardından emin bir şekilde söylenebilir. Öte yandan Game of Thrones bazı yan hikâyelere de “yol vermek” durumunda kalacak gibi görünüyor. Dizinin farklı kulvarlarda seyreden hikâyelerinin bir kısmı birleşme yoluna gidecek ve seyirci nihayet parça parça çekilmiş çok sayıda kısa diziyi izliyor olduğu hissinden kurtulabilecek. Tüm bunlar bir kehanetten değil basit bir gerçeklikten kaynaklanıyor; Game of Thrones beş yıl zarfında bir şeyleri nihayete erdirmek konusunda çok cimri davrandı. Dizinin ilk sezonundan bu yana seyircinin aklında kalan sorular var ve hiçbir televizyon izleyicisinin sadakati sonsuz değil. Bu nedenle Game of Thrones’un artık bazı konularda “hesap vermesi” gerekiyor.

Televizyon tarihinin en kalabalık savaş sahnesinin yer aldığı söylenen altıncı sezonda aksiyon seyircinin nabzını atar tutmak için kullanılacak birincil silah gibi görünüyor. Bakalım merak uyandırdığı ölçüde heyecansız ilerleyen diziye renk katmak için yapımcılar altıncı sezonda ne gibi uygulamalara giriştiler…

KAYNAK : Birgün