Analiz

Farklı bir Ömer Halisdemir hikayesi …


Analiz

Başçavuş Ömer Halisdemir …

Canı pahasına, komutanın emrini yerine getirerek, görevini yaptığı için heykeli dikilen, yere göğe sığdırılamayan bir asker.

Yemen’den, Kore’ye, Çanakkale’den, Sakarya’ya, Antep’ten, Hakkari’ye,vatanın birliği ve milletinin bütünlüğü için gözünü kırpmadan şehadete koşanlar arasındaki Mehmetcik’ler den…
Ruhu şad olsun.

Onunla ve şehadete giden nice kahramanla birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir zümresinin kahramanlık anlamında adları bir adım daha öne çıkmış oldu.
Nur içinde uyusunlar.

Ne söylesek az, ne yazsak yeterli olmaz.
Unutmayalım, anarsak, ancak anarsak onları, unutulmaz olurlar…

Sevgili dostlar,
vatanı için can veren, ter döken tüm asker ve polis kardeşlerimize rahmet ve minnettarlığımız bir yana, değinmek istediğim konu yaşayan Ömer Halisdemir’lerin sosyal yaraları.

Ömer Halisdemir’lerin astsubaylık mesleğine atılırken, kısa eğitim hikayeleri şöyledir ;
TSK’nın Astsubay kaynağı üniforma giydiğim yıllar itibariyle aşağıdaki şekillerde karşılanırdı.

1.Kara, Deniz, Jandarma, Astsubay Hazırlama Okulları.

Astsubay Hazırlama Okulları :
3 yıl süreli Meslek Lisesi statüsündedir.
(Yakın geçmiş zamanda bu okullar kapanmıştır)

2.Kara, Deniz, Hava ve Jandarma Astsubay Sınıf Okulları.

Astsubay Sınıf okulları ;

Astsb.Hazırlama okulu mezunları branş eğitimlerini almak üzere 9 ay süreli eğitime tabi tutulurlar.

3.Uzman erbaş ve erlerden eğitim seviyesi, mesleki sicili ve girmiş olduğu sınavlardan yükselmesi uygun olanlar,

4.Er ve erbaşların en az lise mezunu olanlarından, mesleki sicilen ve gireceği sınavlarda başarı göstermesi halinde, sınıf okulu tabir edilen 9 aylık eğitim sürelerini tamamlamayanlar,Astsubay çavuş rütbesi ile mesleki yaşamlarına devam ederler.

İkibinli yılların başında Astsb.Hazırlama ve Sınıf Okulları kapatılmış, Astsubayların eğitim seviyesi meslek yüksek okulu seviyesine çıkarılmış, iki yıllık yüksek öğrenim mezuniyetlerinden sonra kıtalarında görevlerine başlamışlardır.

Sevgili dostlar,
Astsubayların eğitimleri hakkında güncelle yakın bilgiler kısaca böyledir.

TSK’da kesin bir kural vardır ki, eğitimde ter dökmeyen, savaşta kan döker.
Anlayacağınız, TSK eğitim, eğitim TSK demektir.

Ömer Halisdemir’lerin kısaca mesleki kaynak konusu hakkında sunduğum bilgilerden sonra, asıl konumuz olan, şehidinin yere göğe sığdırılamayıp, hayatta ve görevinin başında olanlarının da sosyal yaralarından bahsetmek.

O ayyıldızlı grup sırmalarını sağ ve sol kollarına takar takmaz eğitim emsallerinden daha bir sıfır yenik başlarlar.

Örneğin meslek yüksek okulundan mezun bir devlet memuru 9’un 3 ünden başlarken, Ömer Halisdemir’ler 10’nun 3 ünden başlar ve bu sadece ötekileştirmenin ilk adımıdır.

Okul biter, kıta hayatı. Tayinler, oradan oraya evi sırtında, aklı evinde, kelle koltukta bir cefakar hayattır yaşanan.

Hani kızlarımız,Ömer Halisdemir’lerin boyuna, posuna ve o güzelim üniformasına vurulmasa,inanın,çekilecek mevzu değildir o hayat aslında.

Lojmanı, şansı yaver giderse beşer yıllık periyotlar ile en fazla iki dönem kısmet olmaktadır.

Adları ” KOMUTAN” dır ama,tazminatlarını sadece mesleki hayatlarında alırlar Ömer Halisdemir’ler.

Gel gör ki, emeklilik imzalarını attıkları an itibarı ile maaşları yoksulluk sınırı düzeyindedir…

Çünkü onlar, görevdeyken adları komutan dahi olsa, emeklilikten sonra ne makamları kalır ne de bahse konu mevkiler…

Dolayısıyla ne tazminat, ne de hal hatır kalır ki , bir bakıma kaderlerine terkedilirler.

Ömürlerinin sonuna kadar,kravatlılar ve omuzu sırmalılar arasında bir tatlı huzur vardır bu tazminatlar konusunda.

Gücün yanında rapbena hepbana.
Bu hikaye böyle devam eder gider bakıldığında.

OYAK vardır bir de.
Ordu Yardımlaşma Kurumu. Adı üzerinde yardımlaşma. Çok fazla detaya girmeyip, küçük bir tarifle konunun üzerinden geçelim.

Mesleğe başlayan her subay ve Astsubaylar doğal ve zorunlu üyesidirler. Uzman er ve erbaşların da durum değişmediyse sisteme istekle katılımları mümkündür.

Gelin görün ki yüce OYAK kararları şöyle der.

Her üyenin maaşlarından yüzde on kesinti yapılarak, nemalandırılır ve emekli olurken nemalandırılmış şekliyle sistemden ayrılmak istenen üyelere iade edilir.

Zorunlu ve doğal üyeler, subaylar, astsubaylar ve istekle katılan uzman er-erbaş ve TSK’nın sivil çalışanları.

Sözle ne güzel ama iş matematiğe gelince rengi değişen işler.

Diyelimki toplam üye sayısı 50 bin olsun.
10 bini subay,
30 bini astsubay
10 bini de uzman er-erbaş ve sivil çalışan olsun.

Çalışan personelin maaşları hakkında da örnekleme yapalım.

Teğmen 1.000 TL
Astsubay çavuş 700 TL
Uzman er-erbaş, sivil çalışan 600 TL.
Bu rütbelere ait maaş tutarlarının devamlı makas açılarak, arttığını düşünün.
Bir de rütbelerin sayısal oranını.
Bir de yüzde on kesintiyi.

Özü şudur ki adı yardımlaşma kurumu olan bu oluşumda sayısal üstünlüğü çoğunlukta olan ötekiler( Astsubaylar,Uzman Erbaş’lar ) mesleki hayatları boyunca maaşlarından yapılan kesintilerle subay sınıfının aldığı OYAK emeklilik yardımlarının yanından geçemezler.

Daha basit bir anlatımla, pastanın unu şekeri yağı Astsubay, kreması da subaylardan, iş pastayı pay etmeye gelince 1 dilimi Ömer’e 3 dilimi komutanına .

Çoğunluğun hakları mutlu azınlığa, alın size OYAL,alın size orduda yardımlaşma.

Elbetteki sosyal haklardaki bu uçurum, herşeyden önce TSK’ya ve bu durumların yansıması da bu kutsal görevin çalışanlarına sirayet eder.

Sosyal haklarına bakınca bugünlerin Ömer Halisdemir’lere, sözde değil özde TSK lafları, sanki ninni makamından ezgiler gelir.
Dedik ya, heykeli de dikilse, onlar ötekiler..

Çok kapsamlı bir konuyu, kısa cümleler ile, kendi penceremden ifade edip, yüce Türk Silahlı Kuvvetlerinin her rütbe makam ve mevkisinde çalışanına, emeklisine şükran ve saygı duyarak bitirmek istiyorum.

Komutanından erine kadar başlarımızın tacıdır. Üzerimizdeki hakları ödenmez, ödenemez.

Sevgili dostlar Astsubaylarımız, uzman er-erbaşlarımızı TSK’nın ötekileri dediğim için kızmayın bana.
Unutmayalım ki bir zincirin maksimum gücüdür en zayıf halka.

Astsubaylar ve uzman erbaş ve erler,komutanlarının önderliğinde devlet babadan tuz beklerler sosyal yaralarına.

Ey komutanlar,ey devlet baba !

TSK’deki Seyit Onbaşıların,Yahya Çavuşların,Ömer Halisdemir ‘lerin ahvalini ya Gazi Paşa duysa ?
Rahat rahat taşıyabilir miydiniz o yıldızları omuzunuzda … ?
Ordusu millet,milleti de ordu olan bu vatanda …?

Bu konudaki tek sorumdur sevgili dostlar :

Aramızdan kaç kişi Ömer’ler gibi ölüme yürüyebilirler ?

Biliyor musunuz ?
Bizim Ömer Halisdemirler’imiz,hala görevlerinin başında,hala ÖTEKİ ve hala zor şartlarda .

Canları pahasına …

Atatürk ile kalın.
Selam ile …
Cem AYAZ
Bağımsız Gazete
14.7.2017