Yazı İçi Başlık Üstü Reklam Alanı

GİRİŞ PARAGRAFI

Yazı İçi Başlık Altı Reklam Alanı
 GİRİŞ PARAGRAFI
Yazı İçi Makale Üstü Reklam Alanı

Merhaba!

Kalemi elime her aldığımda –romantik olsun istedim, elbette teknoloji çağında saman kâğıt ve divit kullanmıyorum- heyecana kapılıyorum. Giriş paragrafı bir türlü başlamıyor, başlasa bitmiyor, yazılıp yazılıp siliniyor, uzuyor Allah uzuyor. Bu yüzden ikinci paragrafa geçip biraz rahatlamak istiyorum yüksek müsaadenizle…

İçerik Sayfası Reklam Alanı
 

Beni birkaç yıldır takip eden dostlarım bilir, genelde rahatsız olduğum konular üzerine –ki bunlar güncel siyasi mevzular olur- yazar, çizer, öfkemi kusar, okuyan herkesin canını sıkarım.  Bir arkadaşımla sohbet ederken bana “Kullandığın çanta en son ne zaman yaşadığın çevredeki olaylardan önemli oldu?” diye sormuştu. O gün de, bugün de bu soruya aynı yanıtı veriyorum:  Kullandığım çanta hiçbir zaman birlikte yaşadığım toplumun sorunlarından daha önemli olmadı. Hep birlikte acısını duyduğumuz ölümler, coşkuyla yaşadığımız bayramlar, birbirimize sarılarak kutladığımız sevinçli haberler hep daha önemli oldu. Sahi, birbirimize sarılarak kutlayacak kadar mutlu bir haber almayalı ne çok oldu. Son umudumuz Euro 2016’dan Fatih Terim’in yüksek maaşıyla ilk 3’te olması dışında iyi haber alamamıştık. Eurovision falan da yok artık. Kucaklaşmayı, şöyle 32 diş göstere göstere gülmeyi bayağı özledik. İşte, okurların canını sıkma arzusu da buradan geliyor. Ortak kaygılarımız olsun ki mücadelemiz de, gülüşlerimiz de beraber olsun.

Kaygılarımızın ortak olması için bazı noktalarda buluşmamız gerekiyor. Tamam, biz belirli bir toprak üzerinde yaşayan ve tarih, kültür ortaklığı olan insanlarız. Ama bildiğiniz üzere bu özellikler ulusu inşa ediyor. Oysa bizim daha fazlasına ihtiyacımız var, toplum olmaya.. Toplum olmak için belli hassasiyetler üzerinde ortaklaşıp işbirliği yapmak,  bilinç oluşturmak lazım. Var olan kültür ortaklığının inşasını yine kendi geleceğimiz için devam ettirmek elzem. Aksi takdirde aynı odayı paylaşmak zorunda olduğu halde birbirinden nefret eden kardeşlerden farkımız olmaz. (Zaten, günden güne, oyun oynuyorum ayağına odada birbirini boğazlayan küçük çocuklara döndük.) Peki bunu nasıl becereceğiz? Bileceğiz! Geçmişi okuyacağız, bugünün benzerini bulacağız, sonuçlarını göreceğiz ki yarın bizim, hepimizin olsun. İşte bu noktada benim size bir vaadim var: Burada, birlikte tarih okumaları yapacağız. Geçmişi okuyacağız, bugünün benzerini bulacağız, sonuçlarını göreceğiz ve yarın bizim, hepimizin olacak.

Aslında ilk yazıda son zamanlarda parfümcü torunları sosyal medya fenomeni olan Abdülhamid’den bahsedecektim. Fakat ilk yazı, odaya girenin gözüne çarpacak ilk detay, koltuğumun arkasındaki deri makam panosunun üstünde duran portre olacak. Bu yüzden, oraya şöyle kocaman bir Atatürk resmi asacağım.

Bu bir “ilk yazı” değil, uzun bir “giriş paragrafı” oldu. Gazi Paşa’yı anlattığım ilk yazıda görüşmek üzere…

e.

Yazı İçi Makale Altı Reklam Alanı
Yazı İçi Benzer Yazı Altı Reklam Alanı
Yorum Yap