Bağımsız Yazarlar

Güven bunalımın kıskacı …


Bağımsız Yazarlar

Güven ne kadar önemli bir olgudur …

Yanıbaşımızdaki,yamacımızdaki,çevremizde ve yaşadığımız toplumdaki maruz kaldığımız ya da şahit olduğumuz olaylar hakkında yürüttüğümüz fikirler,öne sürdüğümüz görüşler,taşıdığımız endişeler hep o güven denen duygunun izleridir.

Şırnak’ta yaşanan acı helikopter düşmesi olayındaki etrafınızda gördüğünüz,okuduğunuz ya da düşüncelerinizi dile getirdiğiniz paylaşımlara bir bakın.

Acaba gerçekten bir kaza mıydı ?
Yoksa hain bir saldırı mı ?
Yahut bir sabotaj ?

Sağlıklı bir karara varabildiniz mi kendinizce ?

Resmî ön açıklamalara göre helikopterin yüksek gerilim hatları tellerine çarpması sonucu bu acı olayın meydana geldiğini öğrenmekteyiz .

13 değerli vatan evladının kaybı ile sonuçlanan bu acı olayda,yine resmî heyetlerin yapacağı incelemeler sonucundaki detaylı kaza kırım raporları ile durumun netliğini öğreneceğiz .

Acı yanı bir tarafa,bu ve buna benzer ön tanımlaması ” KAZA ” denilen olaylara toplumun ön yaklaşımı dikkatimi çeken nokta oldu.

Bu nedenledir ki,” GÜVEN ” kelimesi ile başladım söze.

Derler ya hani ?
Kafamızda kırk tilki dolaşıyor ve ne yazıktır ki,kırkının da kuyruğu birbirine değmiyor.

Sonuç : Gelinen nokta.
Adı : Toplumsal güven sorunu.

Muavenet gemimizin olayı geliyor aklıma …

2 Ekim 1992 günü akşam saatlerinde Ege’de icra edilen,
NATO Kararlılık Gösterisi-92
tatbikatında TCG MUAVENET gemimiz gerçek silah ve mermi kullanılması yasak olduğu halde ABD’nin SARATOGA gemisi tarafından vurularak, beş şehite sebep olmuştu.

O günün Cumhurbaşkanı merhum Süleyman Demirel’in sabah 10.00 saatleri sırasında, henüz daha olayın failinin derin sessizliği sürerken,
” Muavenet gemimiz elim bir KAZA SONUCU vurulmuştur. ” açıklamasını da hatırlatmak isterim.

Bu sadece bir tanesi.
Ne yazık ki,böyle çok örnek var.

Psikoloji ve sosyal bilimcilere göre GÜVEN olgusu ilk başta bireyi güçlendiren ve sonrasında da o bireylerden meydana gelen toplumun kenetlenmesi açısından,yadsınılamaz bir gerekliliktir.

Aynı toprak üzerinde,aynı bayrak altında,ortak ilke ve amaçlarla donanmış insan topluluklarının bir arada yaşayabilmesi ve devamlılığını sürdürebilmesi için bireysel güven duygusunun toplumsal güven duygusuna dönüşebilmesi olmazsa olmaz bir gerekliliktir.

Hayatın olağan akışında,İzmir’linin,Hakkari’liye,Van’lı kardeşlerimizin,Edirne’liye ve tümünün beraber,dertte tasada,kıvançta bir olma adına hep birlikte benzer duygu ve düşünceleri taşıma olgusudur toplumsal güven.

Oldurulmak istenen oluyor ve Türk toplumu ilk önce bireysel güveninden mahrum bırakılmak istenerek toplumsal bir ” güven bunalımına ” sürükleniyor.

Bu nedenledir ki,bu acı olay hakkında kafalarda kırk tilki dolaşıyor.

İçimiz rahat değil.
İçimiz hiç rahat değil.
Sorulara cevap aramaktan yorulduk.
Verilen cevaplardaki yeni soru işaretlerinin izlerini takip etmekten bunaldık.

Bir şeyler oluyor,izliyoruz.
Bir şeyler görüyor,bir şeyler duyuyor ” Acaba mı ? ” diye yaklaşıyoruz .

Acı gerçek şu ki Türk Milleti ,bir ” GÜVEN BUNALIMIN KISKACINDA ” önce kendimize güvenmekle yolumuza devam etmek zorunluluğumuz vardır,biliyoruz.

Şehitlerimize rahmet ile …

Atatürk ile kalın !!!
Selam ile …

Cem Ayaz
Bağımsız Gazete
2.06.2017