İKİ GEMİ,İKİ ADAM VE İKİ ROTA …

0

Bir tarih, 16 Mayıs 1919 …

55 yurtsever Kız kulesi önlerinde,
İsmail Hakkı Kaptan’ın gemisine ilk adımlarını attığında, yok edilmeye yemin edilmiş bir tarihe atılmış adımlardı onlar.

Bugün birilerinin dediği gibi 600 yıllık değil,
7000 yıllık Türk tarihinin devamı için ilk adımlar.

41 yaşında ve artık sadece Marmara’ya aşina bu gemi ve onun 21 kişilik mürettebatı Karadeniz’de, bir milletin kaderine dümen basacağını bilir bilmez, bir kurtuluş hikayesinin ilk kahramanları olmayı acaba aklından geçirmişler miydi ?

Bandırma Vapuru …

18 Mayıs 1919 saat 12 civarı Sinop limanında içinde bulunduğu tehdit değerlendirmesiyle ki, İngiliz destroyeri tarafından batırma emri verilmiştir, Sinop, Samsun arası yolculuğun çetin şartları değerlendirildiğinde, yolcuları
rotasına devam kararı almışlardır.
Rota Samsun’dur !!!

Bir tarih,
19 Mayıs 1919 saat 08:15 …

Bir adam ve elli dört
vatansever bu uzun soluklu yolculuğun ilk adımını atarken
saatler sabah 08:35 i gösteriyordu.

Samsun Odunluk İskelesi’n de bir tarihi yürüyüş başlamıştı artık.

Hikayenin gerisini bu yazıyı okuyan dostlarımın bildiğini bilmek ve bu hikayeyi, başından sonuna dek aklından her geçirdiklerinde gurur, onur ve kıvanç duyduklarını hissetmek de her zaman bana övünç vermektedir.

Bir tarih daha, 17 Kasım 1922 …

Başka bir gemi.
Şimdiki sözde torunlarının dilinden düşürmediği bir tükenişin son perdesini izlemekteyiz.

Yıldız Sarayının yan kapısından tarihine, adına, vatanına sırtını dönen bir adam ve yanında 11 kişi.

Onlarda,
İngiliz zırhlısına ilk adımlarını atarken ne düşünüyorlardı acaba ?
Ne düşünüyorlardı bu utanç prangasının rotasında ?

Aynı liman, iki gemi !
Biri Bandırma, biri Malaya …

Rotalar, biri Anadolu biri de Malta’ya.

Başımızı kaldırıpta baktığımızda,
Bu iki rotadan birinin sonucu, bağımsız bir vatan ve semalarında ayyıldızlı al bayraktır dalgalanan.

Şimdiler de bu sonuçtan açıkça rahatsız olan ve Malaya zırhlısından geride kalan bu zihniyet, inkar, red ve küfürünü her fırsatta kusmakta.

Onlar için Türk’ün tarihi, varsa yoksa, daha doğru bir deyişle ümmetin tarihi 600 yılla sınırlanmakta.

Bu günlerde attıkları her adımla, tarihin dehlizlerine gömülü cenazelerine bir can verme savaşında.

Halbuki bu zihniyet iki kitap okusa belki de dinlese şairleri, hani şairin dediği gibi;

” Orta Asya’dan gelip bir kısrakbaşı gibi uzanan bu memleket bizim” haykırışına bir kulak verse, görecek ve anlayacak, 7000 yıllık Türk yazgısı kazınmıştır bu topraklara.

Vermez ya, hani yine de bir kırıntı kalır mı hatırında, bu karanlığın peşine takılanlara ?

Bu günlerde 19 Mayıs 1919 tarihinin, Türk yurdunda bir tükenişten dirilişe nefes olma yolunda bir adım olduğunu ve bir milletin şanlı tarihinin kaderini değiştirdiği, bu topraklarda yaşamış, yaşayacak olan yüce köklerimizin hayatta kalabildiği bir adım olduğunu görmeleri bu kadar mı zor ?

Değildir elbet ama dervişin zikrindedir fikri ve o da bir tarihi hesaplaşma.

Yazının başında söylediğim gibi;

iki gemi, iki adam ve iki rota.

Biri utançlı bir pranga.
Biri dalgalanan ayyıldızlı al bayrakta …

Bir önemli hatırlatma,
Bu 19 Mayıs’ta da Bandırma vapuru hala rotasında !

Rotamız ATA’MIZ !
Viya böyle,tam bağımsızlığa !!!

Atatürk ile kalın.
Selam ve #hayır ile !!!

Cem Ayaz
Bağımsız Gazete
19.05.2017

yorum Yap

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku