Siyaset

Karabıyık: “Çocukların Geleceklerini Siyasi Emellerinize Alet Etmeyin”


Siyaset

CHP Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık’tan Maarif Vakfı Kanunu Yorumu: “Vakıf ve Derneklerin Kaçak Eğitim Merkezi Açmalarını Kolaylaştıran AKP’dir!”



“Vakıf ve Derneklerin Kaçak Eğitim Merkezi Açmalarını Kolaylaştıran AKP’dir!”

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Lale Karabıyık, TBMM Genel Kurulu’nda Maarif Vakfı Kanun Tasarısı ile ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına yaptığı konuşmada, bu kanun tasarısı ve Türkiye eğitim sisteminin sorunları ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bu yapının iktidarın siyasi emellerine göre şekillendirilmiş bir sistemin hazırlığı olduğunu belirten Karabıyık, “Asla bu yapının kurulmasında, amacında ve devamında çocukların ve gençlerin faydasının gözetildiğini, öncelikle gözetildiğini düşünmüyorum ve biz bu tasarıya bu nedenle karşıyız” dedi.

 “Mütevelli Heyetine Atamalar Babadan Oğluna Geçsin, Hiç Zahmet Etmesinler”

Millî Eğitim Bakanlığı’nın görevlerini ve kontrolünü vakıflara bıraktığını vurgulayan Karabıyık, burada iki başlı paralel bir sistemin başladığını ve bu karmaşıklığın devam edeceğini ifade etti. Mütevelli Heyetinde Millî Eğitim Bakanlığı’nın daimi üyesinin bulunmayışı ve etkinliğinin sadece 2 temsilciyle sınırlandırılması doğru mudur, kanuna uygun mudur?” diye sordu.

Millî Eğitim Bakanlığı’nın yurt dışında açmış olduğu ya da açacağı okullarla ilgili yetkiyi de Maarif Vakfına devrettiğini hatırlatan Karabıyık, “Peki, Anayasa’nın 174’üncü maddesiyle koruma altına alınan Tevhidi Tedrisat Kanunu’nun da ihlal edildiğini düşünüyor musunuz? Evet, bu kanunu da bu tasarı bence ihlal etmektedir” dedi.

Mütevelli Heyeti’nin oluşumuna bakıldığında, Cumhurbaşkanı’nın kontrolünde yeni bir TÜRGEV yaratılmaya çalışıldığının aşikâr olduğunun altını çizen Karabıyık, “Bir başka nokta, Mütevelli Heyetine atanan kişi 72 yaşına kadar burada görev yapabilecektir. Böyle bir şey olabilir mi? Düşünün, 30 yaşında Mütevelli Heyetine girmiş, kırk iki yıl burada kalacak. Hayır, daha kolayını söyleyeyim ben size: Babadan oğula geçsin, hiç zahmet etmesinler. Böyle bir şey olabilir mi?” sorusunu yöneltti.

“Denetimin Vakıfların Bünyesine Bırakılması Şaibe Yaratır”

Anayasa’ya aykırı olduğu hâlde Maarif Vakfına kamusal bir görev yüklendiğini ve kamusal bir görev olduğuna göre Vakıfların Millî Eğitim Bakanlığı tarafından denetlenmesi gerektiğini dile getiren CHP’li Vekil, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından böyle bir denetim sistemi olmadığını söyledi ve ekledi: “Denetim nereye konmuş? Kendi içine,  kendi bünyesine. Peki, bu şaibe yaratmaz mı? Yaratır.”

Maarif Vakfı’nın kuruluş aşamasında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 1 milyon Türk lirası verileceğini, bu sebeple Sayıştay denetimi de gerektiğini ifade eden Karabıyık, “Peki, böyle bir şey var mı? Hayır, yok. Zaten her aşamada Sayıştay denetiminden kaçınılmaktadır” dedi.

“Kafanızdaki Geleceğin Türkiye’sini Sizin Mantığınıza Göre Oluşturmaya Çalışıyorsunuz”

Konuşmasında Milli Eğitim Bakanı’na ülkemiz eğitim sistemi ile ilgili eleştirilerini de yönelten Karabıyık, “Söz konusu tasarıda da görüldüğü gibi, asla çocuğun faydasını merkeze alan sistemler kurmuyorsunuz. Sadece vakıfları merkeze alan ve kontrolü kolaylaştıran, kafanızdaki geleceğin Türkiye’sini sizin mantığınıza göre oluşturmaya çalışıyorsunuz. Sizin gözlüğünüzden baktığımda sizi anlayabiliyorum; çünkü bir ülkedeki anlayışı, mekanizmayı değiştirmek için en etkin yol eğitim sistemini değiştirmektir, sizin amacınıza da bu hizmet edeceği için bunu yapıyorsunuz, dedi ve ekledi:

“Laik eğitimden uzaklaşmak, eğitimin arka bahçesi olarak eğitim kurumlarını ve denetimini yeniden kurgulamak istiyorsunuz. Müfettişliği lağvediyorsunuz. Buradan tutun da atadığınız rektörlerle eğitim sistemini her taraftan kuşatıyorsunuz. Eğitimin müfredatını kafanızdaki yapıya göre yeniden yazıyorsunuz, değerler eğitimi de buna dâhil olmak üzere ve diğer taraftan eğitimcilerin eğitimini de vakıflara bırakmak istiyorsunuz. Oysa eğitimcilerin eğitimi üniversiteler tarafından yapılır.

İşte liseliler de bu nedenle gelecek kaygısına düştüler, geleceklerini düşünüyorlar ve bir soru işareti yaşıyorlar, bu nedenle tepkilerini gösteriyorlar. Bunu bir kez daha düşünmenizi dilerim.”

“959 Bin Kız Çocuğu Bir Okulun Kapısından İçeri Girmemiş”

CHP’nin akademisyen vekillerinden Prof. Dr. Lale Karabıyık, Millî eğitimdeki gerçekleri, Türkiye’nin gerçeklerini görmek gerektiğinin altını çizerek “Size tekrar hatırlatmak istiyorum. Sayın Bakan, hâlâ 2 milyon 715 bin çocuk okula gidemiyor. Değerli kadın vekiller, size sesleniyorum: 959 bin kız çocuğu bir okulun kapısından içeri girmemiş” açıklamasında bulundu.

“Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden yatırımlara ayrılan pay azalıyor”

Bütçeden Millî Eğitim Bakanlığı’na ayrılan pay sürekli artıyor, şeklinde ifadelerin sıklıkla kullanıldığını hatırlatan Karabıyık, “Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden yatırımlara ayrılan pay ise azalıyor. Bütçeden Millî Eğitim Bakanlığına personel giderleri için ayrılıyor ama Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinde yatırmalara ayrılan pay azalıyor. Bakın, 2002’de Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden yatırımlara ayrılan pay bütçenin yüzde 18’i iken, 2016’da yüzde 8’e düşmüş durumda, bunu biri açıklamalı” sözleriyle konunun önemini gözler önüne serdi.

“Ulusal Çocuk Politikamız Yok”

Türkiye’de çocukların faydasını, gençlerin faydasını merkeze alarak oluşturulmuş bir ulusal çocuk politikası olmayışının eksikliğini vurgulayan Karabıyık, “Barınmasıyla, güvenlik sistemiyle, müfredatıyla, eğitimiyle, üniversitesiyle, ilkokuluyla böyle toplu olarak düşünülerek bir bütünün parçası olarak oluşturulmuş bir ulusal çocuk politikası yok. Bu nedenle sürekli savruluyoruz ve çocuklarımız deneme yanılma tahtası olarak sürekli değişikliklere tabi oluyor” dedi.

“Vakıf ve Derneklerin Kaçak Eğitim Merkezi Açmalarını Kolaylaştıran AKP’dir!”

Lale Karabıyık, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

“Vakıf ve derneklerin kaçak eğitim merkezi açmalarını kolaylaştıran AKP’nin kendisidir. Neden? Çünkü 2013 yılında Türk Ceza Kanunu’nun 263’üncü maddesi yürürlükten kaldırıldı, kanuna aykırı eğitim kurumu açan, çalıştıran ve bu merkezlerde çalışanlara verilen altı aydan üç yıla kadar olan hapis cezası da ortadan kalkmış oldu. Cumhuriyet Halk Partisi, Türk Ceza Kanunu’nun 263’üncü maddesinin yürürlükten kalkmasını Anayasa Mahkemesine götürdü. Peki, sonuç? 4 karşı oya rağmen Anayasa Mahkemesi iptal kararı vermedi, dikkatinizi çekerim.

Başka bir nokta: Millî Eğitim, barınma sorununu çözmüyor ve bu rolü özel sektör ve vakıflara veriyor. Bakın, 2002’den bu yana “YİBO” adını verdiğimiz yatılı ilköğretim bölge okullarında ve öğrenci sayılarında yüzde 66 azalma var. Buna karşılık, özel öğrenci yurtlarında yüzde 58 artış var.”

“Çocukların Geleceklerini Siyasi Emellerinize Alet Etmeyin”

Türkiye’de gelir dağılımında her geçen gün daha fazla artan adaletsizliğin kendisini eğitimde de gösterdiğini söyleyen CHP’li Vekil, zenginler yoksullara göre eğitimde 50 kat daha fazla para harcadığını söyledi ve ekledi: “Bunu da görmezden gelmeniz mümkün değildir! Evet, “Eğitimde başarı sağladık.” diyorsunuz, vakıflar kurmaya çalışıyorsunuz ama şöyle bir gerçeğimiz de var: Hâlâ ülke genelinde okulların yüzde 31,41’inde birleştirilmiş sınıflarda eğitim yapılıyor. Yapılan bu eğitim aslında sadece Doğu ve Güneydoğu’da değil, dikkatinizi çekerim, her yerde var: Ankara’da 64, İstanbul’da 25, İzmir’de 115, Balıkesir’de 123, Adıyaman’da 276, Samsun’da 262, sayabilirim.

O zaman, insaf! Önce sorunları görelim, önce sorunları çözelim. Çocukların faydasını merkeze almak zorundasınız, yoksa bu nesil ileride sizden hesap soracak. Onların geleceklerini siyasi emellerinize alet etmeyiniz. Eğitimden, lütfen, elinizi çekiniz ve lütfen eğitimi siyasetin arka bahçesi yapmayınız. Bu çocuklara, bu gençlere gerçekten günah. Onların gelecekleriyle, lütfen, oynamayınız. Onlar, gün gelecek, hesap soracaklar. Şu anda da tepki göstermeye başladılar. Lütfen eğitimi siyasetin arka bahçesi yapmayınız.”