Kayıp günlüklerin sırrı İttihat Terakki’den! – Kültür

0

[ad_1]

Daha fazla mesaj

EDHO neden yok? Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz neden…

Netflix’ ‘Squid Game’ DİKKAT!

Ozan Nigâr Hanım, Osmanlının son döneminde yetişen alışılmadık hanım edebiyatçılardan biriydi… “Bestesi Garplı, güftesi Şarklı” diye anılan, ömrü Batı ile Doğu içinde gelgitlerde geçen Ozan Nigâr Hanım; ışıltılı bir çevrede fakat sıkıntılar içinde yaşadı… Kendi dünyasının izlerini ise şiirlerine olduğu şeklinde günlüklerine de yansıttı ki, edebiyatımızda en uzun vakit günlük tutan hanım yazar oldu. Sadece o yazılara İttihatçılara ağır eleştirilerini de kaydetti. Kim bilir bu yüzden 20 defter olduğu kabul edilen günlüklerinin 7 defteri, esrarengiz bir halde ortadan kayboldu. Günümüze ulaşan metinlerin tamamı ise yazarın vefatından 103 yıl sonrasında ilk kez kitaplaşıyor. Zeynep Berktaş tarafınca “Günlük” adıyla hazırlanan eserin ilk cildi, yazar Nazan Bekiroğlu’nun ön sözüyle Timaş Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. Ikimiz de Berktaş’la günlükleri konuştuk…

∂ Şâir Nigâr Hanım’ı kırılmalarla dolu hikâyesi mi, yoksa yetiştirildiği entelektüel çevre mi edebiyata çekti?
Her ikisi de diyebiliriz. Kendisini ozan meydana getiren şeyler içinde ilkin memleketini, sonrasında annesini ve babasını, kocası İhsan Bey’le yaşamış olduğu mutsuz evliliğini ve arkasından da çocuklarına duyduğu hasreti sıralıyor Nigâr Hanım… İlk şiiri, kardeşinin ufak yaşta ölümü üstüne yazdığı bir mersiye olmuş.

N. BEKİROĞLU’NUN TAVSİYESİ
∂ Siz ise Şâir Nigâr Hanım’ın günlüklerini Latinize ettiniz. Iyi mi başladı ve nihayete erdi bu çaba?

Emek verme serüveni ortalama 10 yıl ilkin Nazan Bekiroğlu Hoca’mın önerisi ve Timaş Yayınları gösterim yönetmeninin bu proje için beni tavsiye etmesiyle başladı. Nazan Bekiroğlu arşivindeki mikrofilmden aktarılan pozlar üstünden ilk okumalara başladım. Sonrasında defterlerin üstünden Hüsniye Gülsev Koç ve İsa Uğurlu dostlarımla mukabele usulüyle geçerek ilerledik. Bu süreçte Nigâr Hanım’ın silikleşen el yazısını çözmek, günlüklerde yer edinen hususi adları ve Fransızca kelimeleri araştırmak fazlaca zamanımızı aldı. Nihai olarak Bekiroğlu Hoca’mın defterleri yeniden okuması, notlandırması ve önsöz yazmasıyla emek harcamayı bitirmiş olduk. Kendisinin bu dokunuşları olmasaydı çalışmanın kitaplaşması mümkün olmayabilirdi.

∂ Şâir Nigâr Hanım’ın mahrem günlükleri iyi mi bugüne geldi?
Günlükler, Nigâr Hanım’ın ölümünden sonrasında oğulları tarafınca 50 yıl sonrasında yayımlanmak suretiyle Âşiyan Müzesine veriliyor. Oğulları 1959’da bazı seçmeler yaparak “Hayatımın Hikâyesi” adıyla yayımlamışlar. Bu kitap ufak bir seçme. Günlükler bir tüm hâlinde bizim neşrimizle ortaya çıkıyor. Fakat günlüklerin bir kısmının noksan olduğu görülüyor.

∂ Ne olmuş diğerlerine?
Bir görüşe bakılırsa içinde İttihat ve Terakki’ye yönelen tenkitler sebebiyle bu tarz şeyleri Nigâr Hanım imha etmiş. Ben buna katılmıyorum. Zira mevcut günlüklerde de ağır tenkitler var. Bir öteki görüş hem içindeki mahrem mevzular hem de İttihatçılar aleyhindeki değerlendirmeler sebebiyle oğullarının imha etmiş olduğu yönünde. Buna daha oldukca olasılık veriyorum.

∂ Bu yitik defterlerin izini sürme niyetiniz var mı?
Niyetim var. İnşallah onlar da eğer yok edilmediyse bir yerlerden çıkar ve Nigâr Hanım’ın günlükleri eksiksiz olarak okuyucuya ulaşır.

SULTAN ABDÜLHAMİD NİŞANLA MÜKÂFATLANDIRDI
Zeynep Berktaş, çağdaş kimliğiyle öne çıkan Ozan Nigâr Hanım’ın siyasal görüşleri hakkında şunları söylüyor: Sultan Abdülhamid tarafınca bir nişanla ödüllendirilmiş ve Sultan Abdülhamid, zamanında bu şekilde bir şaire yetiştiği için gurur duyduğunu ifade etmiş. Günlükler noksan olmasaydı Meşrutiyet karşısındaki tavrını daha iyi belirleme edebilirdik. Sadece Balkan ve I. Dünya Savaşı, yaşanmış olan gelişmeler Nigâr Hanım’ı İttihatçılar hakkında negatif düşüncelere sevk ediyor.

YAZMASAYDI ÇILDIRACAKTI
∂ Nigâr Hanım’ın günlüklerinin yazılış maksadını iyi mi değerlendirmek lazım?

Babası Macar Osman Paşa’nın Nigâr Hanım’ı günlük tutmaya sevk ettiğini söylemek mümkün. Nigâr Hanım’ın hem yaşamış olduğu acıları yazma yöntemiyle dışa vurması hem de onun ruh dünyasını takip etmesi için bu şekilde bir çözüm bulmuş bulunduğunu düşünüyorum.

∂ Nigâr Hanım’ın günlükleri hususi mevzuların haricinde zamanının ruhuna dair bir şeyler söylüyor herhâlde…
Günlükler, 25 yaşından itibaren Nigâr Hanım’ın hususi yaşamını ve sanat yaşamını takip etme imkânı veriyor. Toplantılarına katılanların çeşitliliği, devrin entelektüel yaşamının zenginliğine dair veriler sunuyor. Meşrutiyet sonrasını özetleyen günlüklerde toplumsal meselelere de temas ettiğini görüyoruz. Mesela Balkan Savaşı’ndan sonraki toprak kayıpları, I. Dünya Savaşı’nda muharebeye sürülen askerler, kıtlık ve pahalılık mevzusunda Nigâr Hanım’ın sorgulamalar yaptığını görüyoruz. Fakat günlük, başkaları okusun diye de yazılmamıştır. Nigâr Hanım ilk olarak kendi kendisiyle konuşmaktadır. Yazmak onu rahatlatmaktadır ve derdini kâğıt ve kaleme yüklemezse çıldıracaktır.

∂ Peki, siz uzun vakit bu günlüklerle uğraşmış biri olarak duygusal olarak neler hissettiniz?
Yaşamış olduğu şaşaalı yaşamının ardında yaşamış olduğu büyük bir yalnızlık hâli var. Mesela bir anne olarak çocuklarına ve sıcak bir yuvaya özlem kalması beni oldukca etkiledi.

yorum Yap

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku