Meriç Cinayeti Soruşturmasında ‘AKP’li İsim’ İddiası

0

“Kayıp Trilyon Davası’nda sanık olan dönemin AKP Milletvekili Şenol Gürşan’ın oğlunun Meriç’in kaybolduğu 31 Mayıs’ta kapanan telefonu, 4 gün sonra cesedin bulunduğu bölgede sinyal veriyor. Savcılar bunu neden araştırmıyor?”

İktidara yakın medyanın ‘Paralel’in ilk cinayeti’ diyerek manşetlere taşıdığı gazeteci Haydar Meriç cinayetinde ilginç gelişmeler yaşanıyor. İktidar medyasına göre Meriç, Fethullah Gülen hakkında kitap yazmayı düşündüğü için soruşturma kapsamında cinayetten 5 yıl sonra tutuklanan polisler tarafından ‘suçu gizlemek’ için öldürülmüştü. Ancak bu iddianın doğru olmadığı ortaya çıktı. Kardeşi Hikmet Meriç, ağabeyinin Gülen’le ilgili kitap yazdığından haberinin olmadığını söyledi. Soruşturma kapsamında yapılan incelemede de Meriç’in Gülen’le ilgili kitap yazdığına dair tek bir somut delil bulunamadı. Haydar Meriç’in ortağı da emniyete verdiği ifadesinde Gülen hakkında kitap yazmayı düşündeklerini ancak delil bulamadıkları için bundan vazgeçtiklerini belirtiyordu.

İlerleyen günlerde Haydar Meriç’in elinde, ‘Kayıp Trilyon Davası’yla ilgili belgeler olduğu öğrenildi. İddiaya göre Meriç, söz konusu davaya ilişkin dosya hazırlıyordu. Meriç’in görüştüğü isimlere de, “Elimde çok sağlam belgeler var, seçim öncesinde hepsini yazacağım.” dediği öğrenildi.

Cinayetten 5 yıl sonra tutuklanan polislerin avukatı Murat Akkoç, soruşturmaya ilişkin çok önemli açıklamalarda bulundu. Akkoç’un açıklamaları da Kayıp Trilyon Davası’na ilişkin iddiaları güçlendiriyor. Murat Akkoç, Haydar Meriç dosyasıyla ilgili tüm süreci adım adım anlattı: “Meriç, Kırklareli’nde yerel gazetecilik yapan emekli bir öğretmen. Bu kişinin hastalık derecesinde define arayıcı olduğunu onu tanıyan herkes biliyor. Bu kişi 2011 seçimleri öncesi çevresine eski Refah Partililer ve bazı AKP’lilerin yargılandığı Kayıp Trilyon Davası ile ilgili bir kitap yazacağını, yine Fethullah Gülen hakkında elinde belgeler olduğunu iddia ediyor. Bu kişi Gülen ve AKP’yi sevmeyen biri iki kesime karşı seçim öncesi kendince bir şeyler yapmaya çalışıyor.”

Şantaj şüphesiyle takip başladı

Murat Akkoç, bu bilgilerin haber elemanı aracılığıyla emniyette intikal ettiğini anlatıyor. Emniyet ilk başta olayı fazla ciddiye almıyor ancak, Kayıp Trilyon Davası’na ilişkin belgelerin ‘pazarlık’ aracı olarak kullanmaya başlandığı iddiaları üzerine Meriç takibe alınıyor. Avukatın iddiasına göre Meriç, bazı kişilerle bu kapsamda irtibata geçiyor. Akkoç, “Bu kapsamda şahıs hakkında dinleme kararı veriliyor. Teknik ve fiziki olarak izlenmeye başlıyor. Bu kişinin ofisi teknik olarak takip ediliyor.” ifadelerini kullandı.

Parti içi hesaplaşma mı?

Avukat Murat Akkoç’un aktardığı soruşturma dosyasına göre, polis takip sırasında ilginç detaylara ulaşıyor. Meriç’in, kayıp trilyon davası ile ilgili olarak E.Y. isimli bir şahıstan belge almaya ve bu belgeleri o dönem Kırklareli AKP İl Başkanı olan Hüsmen Terkin ile parti yöneticilerinden Fahir Dönmez’e pazarlamaya çalıştığı tespit ediliyor. Bu kişiler arasındaki belge alışverişi de polis tarafından kayıt altına alınıyor. Akkoç’un iddiasına göre, dönemin AKP Kırklareli il yöneticileri, aralarının bozuk olduğu Kayıp Trilyon Davası’nın sanığı olan dönemin AKP Kırklareli Milletvekili Şenol Gürşan aleyhinde belge topluyor. Ve bu kapsamda Meriç ile irtibata geçiyor.

AKP’li yöneticilerin isimleri belgede

Murat Akkoç, “Aynen polisin şüphelendiği gibi çıkıyor. ‘Kayıp Trilyon’ belgeleri üzerinden parti içi bir hesaplaşma ve şantaj malzemesi elde edilmeye çalışılıyor. Şenol Gürşan kayıp trilyon davasının sanığı olduğu için önemli. Bu kişiler Gürşan hakkında Meriç’ten alacakları belgeleri onu yıpratmak için kullanmayı umuyorlar. Belgeleri alıyorlar ancak aynı belgelerde AKP’nin önde gelen yöneticilerinin adının geçtiğini görünce korkup kullanamıyorlar.” şeklinde konuştu.

Telefon 4 gün kapalı

Murat Akkoç, bugüne kadar daha önce hiç gündeme gelmeyen önemli bir detayı daha deşifre ediyor. Meriç’in kaybolduğu 31 Mayıs 2011’de pazarlanmaya çalışılan kayıp trilyon davası belgelerinde adı geçen dönemin AKP Milletvekili Şenol Gürşan’ın oğlu Talha Gürşan’ın üzerine kayıtlı telefon ile Meriç cinayeti arasındaki ilginç bağlantıyı ortaya koyuyor. Soruşturma dosyasına göre konuşan Akkoç, “31 Mayıs’ta yani Meriç’in kaybolduğu gün Şenol Gürşan’ın oğlu Talha Gürşan’ın üzerine kayıtlı telefon kapanıyor. Ve 4 gün sonra Düzce Akçakoca’da açılıyor. Buradan sinyal veriyor. Bundan 14 gün sonra 18 Haziran’da Meriç’in cesedi Akçakoca’da bulunuyor.” ifadelerini kullanıyor.

Dertleri cinayeti aydınlatmak değil

Avukat Murat Akkoç, polisler hakkındaki operasyonu yürüten savcı Hasan Yılmaz’ın gerçekten cinayeti aydınlatmak istemesi halinde dosyada failleri işaret eden birçok delil olduğunu anlatıyor. Akkoç, “Bunların cinayeti aydınlatmak gibi bir derdi yok. Kafalarında kurdukları bir senaryo ile birilerini suçlamak, gerçek suçluları gizlemek peşindeler. Cinayetin asıl dosyası Kırklareli Asayiş Büro’da. Ancak savcı o dosyayı isteme gereği bile duymuyor. Çünkü asayiş şubedeki dosyayı istese asıl failler ortaya çıkacak. Faillerin ortaya çıkmasından korktukları için o dosyayı getirmiyorlar.” diyor.

Yeni Hayat Gazetesi

yorum Yap

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku