Rönesans nedir? Rönesans tarihi çok kısa bilgi? – Kültür

0 14

[ad_1]

Rönesans nedir?

“Tekrardan doğuş” anlamına gelen Rönesans, Avrupa’da Orta Çağ sonrasında; siyasal, kültürel, politik, bilim, sanat, mimari ve eğitim benzer biçimde alanlarda yenilenmeye geçmiştir. 14. ve 17. yüzyılı kapsayan bu yenilenme süreci de Rönesans periyodu olarak isimlendirilmiştir.

Rönesans zamanı

Feodal ortaçağdan paracı toplumsal oluşumlara geçiş periyodu esnasında her ülkede değişik ömürde olmuş ve değişik izler taşımış Avrupa kültür hareketi. Rönesans kültürünün değişkenliği, burjuva kesimlerin gelişme düzeyine, üretici güçlerin gelişmesiyle paracı üretim ilişkilerinin başlaması sonucunda ortaçağ feodal cemiyet düzeyine üstyapısından bir kopmanın yer alışına yakından bağlıdır, ideolojik alanda da ortaçağ dinsel dünya imgesinden adım adım bir kopma başlamış, diğer dünya anlayışı münakaşa mevzusu olmuştur. Düşüncenin dünyasallaşmaya başlamasıyla beraber, insan da üretici, akılcı ve etkin bir kişilik olarak dünya imgesi içindeki yerini almıştır. Bu tarz bir olay, yeni ölçülerin ortaya çıkmasına yol açmış, sanatla alakalı ve bilimsel etkinliklere yeni bir itici güç kazandırmıştır.

Rönesans nedir? Rönesans tarihi çok kısa bilgi?

Rönesans periyodu

Antik Yunan ve Roma kültürüne dönüşte, Rönesans hareketinin kurucu uğraklarından birini oluşturmuş; Antik Çağ tekrardan bulgulanıp özümlenmiştir. Bu anane seçimi, harekete de kendi adını vermiştir. (‘Tekrardan Doğuş’). Rönesans kültürü ilkin, antik geleneklerin korunmasının yanı sıra, tecim burjuvazisinin ileriye doğru gelişmesinin yer almış olduğu İtalyan şehir cumhuriyetlerinde boy atıp serpilmiştir. Rönesans’ı en mühim fikir akımı olarak antik kültür mirasına bağlayan, filolojik yönden antik kültürü kuşatan ve Yeni Çağlarda buna ideolojik bir verimlilik kazandıran hümanizmin ilk adımları da gene Rönesans’ta atılmıştır.

Rönesans nedir? Rönesans tarihi çok kısa bilgi?

Rönesas hümanizminin başlıca temsilcileri (L. Valla, Pico della Mirandola, F.Rabelias, Rotterdamlı Erasmus, J.Reuchlin, Th. Morus, S.Franck vb.), akıl ve data kanalıyla kendi adına karar verme ve kendi eylemlerinden kendisi görevli olma kabiliyetini kazanmış insanoğlunun erdemlerinin, özgürlüğünün ve, bağımsızlığının tanınmasını istemişlerdir. Bu şekilde bir şeye, ortaçağ kilise dogmalarının insanlardan beklediği kati boyun eğme anlayışının tam karşıtında yer almaktaydı. Dinsel dünya görüşüne bağlı anlayışların yerini, tarihsel olayların bilgisi ile tabiat yasalarının araştırmışına yönelik dünyasal bilgelik almıştı. Geçmişe dayanan öğretiler eleştiriden geçilmeye başlanmış, mesela, İncil bile kendi bilimsel kaynaklarınca ele alınarak gözden geçirilmişti (Erasmus). Rönesans hümanistlerinin bilimsel canlılığı ve araştırma ahlakı, kendi başına bir amaç taşımıyordu, tam tersine, insanları feodalizmin dünyasal gücüyle dinsel gücü karşısında ezilmekten kurtarmak için verilen savaşımın bir parçasını oluşturuyordu. Rönesans felsefesiyle hümanist bilim, böylece Avrupa’da Düzeltim Hareketi’nin başlamasıyla güçlenen erken burjuva devriminin hazırlayıcısı olmuştur. Kilisenin otoritesi ile dünyasal otorite sorgulamaya tutulmuş, feodalizmin ideolojik merkezi olan Roma Katolik kilisesine karşı açık harp açılmıştı. Hümanist karşı çıkışlar, Latin dili ve aydın özelliği yüzünden geniş halk kitlelerine ulaşamadıysa da, (15. yüzyıldaki Jan Hus’cu ve 16. yüzyıldaki Luther’ci ve Calvin’ci) Düzeltim Hareketleri’nin getirmiş olduğu dinsel ve toplumsal kanıtlar, tüm feodal cemiyet düzenine karşı savaşımda tabanca yerine geçmişti. Halkın, bilhassa de köylülerin devrimci ayaklanmaları, erken burjuva Alman devriminde (1517 – 1525) zirve noktasına ulaşmış; fakat feodal gericiliğin yenilgisiyle son bulmuştu. Buna karşılık Hollanda’da burjuvazi, 1581’de cumhuriyetin kurulmasıyla beraber siyasal iktidarı da ele geçirmişti. İngiltere ve Fransa benzer biçimde merkeziyetçi ulusal devletlerde ise, burjuvazi krallıkla birlik olarak yüksek soyluların ademi merkeziyetçiliğini kırmıştı.

Rönesans nedir? Rönesans tarihi çok kısa bilgi?

Düzeltim Hareketi içinde yer edinen (Papalık kilisesinin egemenliğinden kurtulma, ferdin kendini belirleyiciliği vb. benzer biçimde) süreçler sonunda, Rönesans kültürüne gelip dayanılmıştı. Genelinde bakıldığında, Düzeltim Hareketi’nin tesirini artırarak, Rönesans’ın kültürel başarılarının demokratikleştirilmesi sürecini rayına oturttuğu görülür. Rönesans’ın tarihsel önemi, bu yüzden, feodalizmin egemenliği esnasında ortaya çıkmakta olan burjuva paracı cemiyet düzeninde ilk büyük çatışmanın kültürel ve ideolojik hazırlayıcısı olmasından gelir. Burada ilk kez bir derslik olma yolunda, burjuva kesimler, tüm bir halkın ve ilerde zamanı taşıyacak sınıfların sözcülüğünü yapmıştır.

Rönesans tabloları

Rönesans periyodu ressam ve tablolarıyla oldukça iç içe geçmiş bir süreçtir. Rönesans’ın en mühim üç ressamı; Leonardo Da Vinci, Michelangelo Buonarroti ve Raffaello Sanzio olarak sıralanmaktadır. Da Vinci insan vücudundaki altın oranı bulmuş ve bunu eserlerine aktarmıştır. Bu kapsamda Rönesans sürecinin et etkili tabloları aşağıdaki benzer biçimde sıralanmaktadır.

  • Son Akşam Yemeği, Leonardo Da Vinci
  • Atina Okulu, Raffeello Sanzino
  • Adem’in Yaratılışı, Michelangelo Buonarroti
  • Aziz George ve Ejderha, Tintoretto
  • Cana’da Düğün, Veronese

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku