Şer ile idam isterüz…

0

Tarih: Mayıs 1622 (Topkapı Sarayı)
Yeniçeri ve Sipahiler Harem kapısından da içeri girerek 

Şer ile Hoca Ömer Efendi’yi isterüz!

Şer ile Dilaver Paşa’yı isterüz !

Şer ile Süleyman Ağa’yı isterüz ! diye bağrıştılar. Sonra içlerinden (muhtemelen Davud Paşa’nın adamlarından) birisi ”Sultan Osman bizi hiçe sayar ağalar! Onun da bizim gözümüzde bundan sonra bir hükmü kalmamıştır. Sultan Osman’ı tahttan indirelim! Biz Sultan Mustafa’yı padişah olarak görmek isterüz!” dedikten sonra bütün asker ”Sultan Mustafa çok yaşa!” diye bağırmaya başladılar.
Gözü dönmüş Yeniçeri ve sipahiler Osmanlı tarihinde eşi ve benzeri görülmemiş bir şekilde hareme kadar girmişlerdi. Panik halinde sağa sola kaçışan cariyeleri saçlarından yakalayıp yerlerde sürüterek kuytu köşelere götürüp tecavüz ediyorlardı. Tecavüze uğrayanlar arasında haremin hadım edilmiş ağaları da vardı.
Bab-ı Hümayun kapısında isyancı liderlerini iknâ etmeye çalışan ll. Osman’a sözlü yapılan hakaretler fiziki saldırıya dönüşmüş, üzerine giyinmiş olduğu kaftan gözü dönmüş isyancı askerler tarafından yırtılarak çıkartılmıştı. Genç ve yakışıklı padişahın dakikalar içinde kahve sakızı rengindeki şalvarından başka hiçbir giysisi kalmamıştı. İsyancı yeniçeri ve sipahi ağalarının yüzlerindeki iğrenç ifade bundan sonraki utanç verici sapık olayların habercisi gibiydi. Bab-ı Hümayun’u Bab-üs Selam’a bağlayan 300 metre uzunluğundaki ağaçlı yolda padişah ll. Osman’a yapılanlar Türk tarihinin bir kara lekesi olarak sayfalarda yer alacak ve bu isyanın adına “Haile-i Osmaniyye” ayaklanması denilecektir.

**
Tarih: 15 Temmuz 2016 
Kendilerini Yurtta Sulh Konseyi olarak tanımlayan bir grup  Fetullah terör örgütüne mensup hain komutan tarafından gerçekleştirilen askerî darbe teşebbüsü, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın CNN ekranlarından halkı sokağa davet etmesiyle başarısızlıkla sonuçlandı. Darbelerden çok çeken ve bir daha böyle bir deneyimi yaşamak istemeyen milletimiz tek vücut olarak büyük kararlılıkla 15 Temmuz 2016’daki girişimi önleyerek bayrağına, iradesine, demokrasisine ve hepsinden önemlisi geleceğine sahip çıkmıştı. Darbe girişimi sırasında 62 si polis 5 i asker 173 sivil olmak üzere 240 kişi can vermiş 1.535 kişi ise yaralanmıştı.

Türk tarihinin bir kara lekesi olarak sayfalarda yer alacak ve bu eyleme “15 Temmuz Yurtta Sulh Konseyinin hain darbe girişimi” denilecektir.

Demokrasimizi hedef alan  bu hain darbe girişiminin önlenmesi sırasında başka neler oldu ?
Satılmış ve beyinleri esir edilmiş hain komutanlarının verdiği emirleri yerine getirmekten başka hiçbir suçu ve günahı olmayan Türk Silahlı kuvvetlerimize mensup askerlerimiz giysileri çıkartılarak pantolon kemerleri ile dövüldü. Boğazlanarak köprüden atıldıkları iddia edildi. Bu iddiayı yalanlayan veya doğrulayan resmi bir açıklama yapılmadı.
Darbeye karışmayan hatta karşı çıkan birliklerimizin bulunduğu askeri kışlalarımızın önüne kamyon ve benzeri araçlar konularak giriş ve çıkışlar engellendi. Kışladaki askerlerimiz aç ve susuz bırakıldı.
Darbe ile hiçbir ilgisi olmayanlar bile sadece ihbar ve şüphe üzerine ya linç edildi, ya tutukladı yada işten el çektirilerek mağdur edildi.
Subay lojmanları yobazlar tarafından taciz edildi. Sosyal medyada eşlerinin Müslümana helal olduğu fetvaları bile verildi. Bu kişiler hakkında hukuki hiçbir işlem yapılmadı.

Sorgulanan bir darbeci subaya çocuğunun olup olmadığı soruldu. Hain darbeci subay’’10 Aylık bir kız bebeğim var’’ cevabı verdiğinde, “İyi ona da tecavüz edeceğiz” dediler. Babasının işlediği suçtan haberi bile olmayan, bir masum çocuğa tecavüzü düşünen görevli hakkında hiçbir idari işlem yapılmadı.
Tutuklanan Asker ve siviller halk tarafından linç edilmek istendi. Fiziki olarak Tekme, Tokat, yumruk, sözlü olarak ağıza alınmayacak küfürler eşliğinde sağlık muayenesine götürüldüler. Sağlam raporu verildikten sonra yargılanmak üzere tutuklandılar.

**

Tarih: Bugün
Türkiye Cumhuriyetinin Demokrasisine yapılacak olan hain darbe Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın televizyon ekranlarında 3G bağlantısı ile yaptığı çağrı sonucunda sokağa dökülerek önleyen halk hiçbir kanun tanımadan kendi hukukunu yazarak uygulamaya ve demokrasimizi korumaya(!) devam ediyor.
Şer ile! Şortla gezilsin istemezük.
Şer ile! Hamile kadınların sokakta gezmesini istemezük.
Şer ile! Kadınların çalışmasını istemezük
Şer ile! Yıl başı kafir işidir.. Kutlanmasını istemezük.
idam isterüz.
Suçluların bize verilmesini isterüz.
Padişahlık isterüz.
Şeriat isterüz.

**

Tarih : Muhtemel Yarın

Tarih tekerrürden ibarettir.

İnsanlar bazen geçmiş olaylardan ders alıp geleceklerini yönlendirmedikleri için aynı olayların benzerlerini de tekrar, tekrar yaşamışlardır. İşte bu durumu anlatmak için tarih tekerrürden ibarettir sözü kaleme alınmıştır. Bu sözü Mehmet Akif Ersoy söylemiştir ve doğruluk payı oldukça yüksektir. Çünkü insanlar geçmişlerinden ders alıp geleceklerini ona göre şekillendirmez ise geçmişteki olayların benzerleri tekrar yaşanacaktır bu da insanları tekrar aynı sonuçlara götürüp zarara uğratacaktır. Dün Topkapı sarayı idi. Yarın Beştepe sarayı olabilir. Çünkü dün ile bugün arasında hiç değişmeden kalan, hatta daha da vahşileşen bir gurup var. Bu guruplar Beştepe’de zikir ayinleri yapıyorlar.

BİZ ONLARI YOBAZ OLARAK BİLİYOR CEMAATCİ OLARAK TANIYORUZ.

Sarayda oturanlar tanıdığında çok geç olabilir.

Sevgiyle kalın.

Saygılarımla

 

yorum Yap

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku