Gündem

”ŞEY”


Gündem

-” Şeyi versene” -”Neyi” dedim,merakla. -”Şemsiyeyi işte!” diye çıkıştı. Demek ki yağmurun yağdığını anlayıp şey demesinden şemsiye dediğini anlamam gerektiğini düşünüyordu. Ama bana şey dediğinde aklıma sadece şey geldi. Başka bir şey gelmedi. Dolabı açıp şemsiyeyi verdim. Ben şeyleri düşünürken o yüzüme şeyi kapattı. On dakika sonra telefonum çaldı. Arayan Şeydaydı.Ezgiyle ortak arkadaşımızdı. Tabii ki […]



-” Şeyi versene” -”Neyi” dedim,merakla. -”Şemsiyeyi işte!” diye çıkıştı. Demek ki yağmurun yağdığını anlayıp şey demesinden şemsiye dediğini anlamam gerektiğini düşünüyordu. Ama bana şey dediğinde aklıma sadece şey geldi. Başka bir şey gelmedi. Dolabı açıp şemsiyeyi verdim. Ben şeyleri düşünürken o yüzüme şeyi kapattı. On dakika sonra telefonum çaldı. Arayan Şeydaydı.Ezgiyle ortak arkadaşımızdı. Tabii ki Ezgiyle sevgili olduktan sonra tanışmıştık.”Alo” dedim yorgun bir sesle. Sesimin neden yorgun çıktığını da anlamadım . ”Alo” dedi. Onun sesinde yorgunluk yoktu. Yorgunluğun dışında üzüntülü bir sesi vardı. Ağıt yakmaya hazır bir sese benziyordu. Büyük ihtimalle “yine sevgilisinden ayrılmıştır.” diye düşündüm. Ayrılık hikayesi dinleyecek mecalim yoktu. Galiba yorgunluğum bir şeyleri dinlememe isteğinden geliyordu. O sırada bangır bangır bir ses geliyordu dışardan.”Bir ıslıkta sen çal”diye. Yok artık dedim ıslığı da çalmasınlar. Her şey bitti bir de ıslık mı kaldı? Neyse ” Ne oldu” dedim. ”Şey öldü” dedi yutkunarak.” Şeyin taa ………..” dedim. Tabi dediğimi sadece ben duydum.” Kim öldü” dedim Yutkundu. Ağladı,ağladı,ağladı… Başka bir siyasi arabanın şarkısı gelip geçecek süre kadar ağladı . Sonra durdu.”Ezgi öldü” dedi.. Oysa ben tüm seçimlerde tüm seçişlerimde oyumu ona kullanmıştım. Siyasi görüşüme değil ama aşk görüşüme en uygun liderdi o. Şimdi hiçbir kadının hiçbir insanın anlamı yoktu gözümde. Telefonda cevap bekleyene bir şey demek istiyordum diyemiyordum, ağlamak istiyordum, ağlayamıyordum. İçimdeki son insan ölmüştü. Diğer seçim arabası da geçmeye başladı kulağıma, beynime, kalbime zarar veriyordu sanki. Pencereyi açtım tam pencerenin önünden geçerken telefonu arabanın ön camına attım. Atmamla arabanın durması bir oldu. Şoför indi kapıya vurmaya başladı bir yandan da küfür ediyordu sanıyordu ki o siyasi partiye karşı olduğum için attim. Bilmiyorum belki de öyleydi. Kapının şiddetli vurmasından mıdır nedir duvara sindim ağlamaya başladım. Artık tek istediğim annemin gelmesiydi. Şemsiyeyi isteyen annemin gelip bu halimi anlamasıydı çünkü sadece o anlardı. ”Şey” derdi ”ne oldu oğlum bir şey mi oldu?”