Takunyalı abidik gubidikler …

0

Rahmetli Öztürk Serengi’li hatırladım.
Abidik gubidik Twist.

Amerikan menşeili bir şarkıydı. Türkiye’nin küçük Amerika olması yolunda dilimize dolamayı geciktirmedik bakılınca.

Amerikalı gibi oluyorduk, şarkımızla, arabamızla, modamızla, ne var ne yok Amerika.

Beyaz adam bize süt tozuyla, Marshall’ıyla, NATO’suyla gelirken, kızıl komünist olmaktan kurtuluyorduk çok şükür.

Uzun bir hikayedir bu sevgili dost …

Süt tozunu, arabasını, sanatını esirgemeyen beyaz adam, devşirmesini esirger miydi bizden ?

Yetmez ama evet, Cadillac tramvayı demokrasisini esirgemezdi elbet.

Öyle de oldu.
Kucağına oturduğumuz bir çok konuda olduğu gibi, kucağında besleyip, büyütüp, kucaklarına oturtulduğumuz siyasi figüranlar sahnedeydi vakit kaybetmeden.
Alkışcısı ve şakşakcısı da bizlerden.

Baktık gördük ki, sağcı ve solcu oluvermiştik zaman ilerlerken.

Milliyetçiler, muhafazakarlar, sosyalistler, sosyal demokratlar, koministler, Führer’i kıskandıracak faşistler, kapitalistler, neo liberaller, olmamız istenen tüm roller.

Anlayacağımız bu abidik gubidikler o günlerden bu günlere süre gelmişler.

Devrim arabalarının önünü kesmelerinden, tarımdan sanayiye, omuzu kalabalık askerinden, kravatlı siviline alayı abidik gubidik Twiste gel.
Gel gelebilirsen.

Afrika köylüsünün yaptığı bir tarif vardır. Beyaz adamı, kendi hali ve lisanında şöyle tanımlar;

“Beyaz adam bizim topraklarımıza geldiğinde onun ellerinde İncil, bizim elimizde topraklarımız ve inciler vardı.

Şimdi bizim elimizde İncil var. Beyaz Adam’ın ellerindeyse bizim topraklarımız.”

Bunu bize, bu memlekete uyarlarsak ve yaşadığımız sürece bakarsak sevgili dost, belki ellerinde İncil’le gezen beyaz adamlar yok ama, onların hizmetine adanmış hizmetkarlarının, hem de kendi kutsallarımızla ortalarda, makamlarda oturtulduğu yadsınamaz bir gerçek gibi gözükmekte.

Yıllardır kulaklarımızı tırmalayan ” Atanmışların vesayetine son vereceğiz ” söylemleriyle, toplumun sadece bir kısmınca seçilmiş bu zihniyetin, nihai hedefine doğru önümüze sandık koyacağı güne yaklaşmaktayız.

Bu vesayet masalının başrol oyuncuları, devletin yönetim şeklini tek adam ve tarafından atanmış adamcıklarınca yönetmek istemektedir.

Cumhuriyet yurttaşının egemenliğini, hakkını ve hukukunu, kayıtlı ve şartlı tek adam diktasına evrimlemek isterler.

1950’lerin süt tozları, bugünlerin makarnası, pirinci, kömürüne dönüşmesi hep bu yüzden.

Bilen bilir, farkındayız bizler.
Bu siyasi abidik gubidikler, teker teker Marshal yardımlarıdır aslında , Twist’lerini can havliyle icra ederler.

Bunlar, bizdenmiş gibi görünen takunyalı abidik gubidikler …

Atatürk ile kalın.
Selam ve #HAYIR ile …

yorum Yap

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku