Bağımsız Yazarlar

Türk kadını ve ( sözde ) prenses …


Bağımsız Yazarlar

Türk kadını ; kapı kapı dolaşacağımız günler yakın … Her ele uzanacağımız, her eli tutacağımız. Söyleyeceğimiz bir milletin egemenlik türküsüdür dilimizde. Bir olabilmek, var kalabilmek için. İş yine annelere düşüyor. İş yine kadınlara. Mademki cumhuriyet sarı öküzden önceye aldıysa yerinizi, iş sizlere düşüyor, okumuşuna, emekçisi, ev hanımına. İşin büyüğü yine size düşüyor Türk kadını. Elin […]



Türk kadını ;
kapı kapı dolaşacağımız günler yakın …

Her ele uzanacağımız, her eli tutacağımız. Söyleyeceğimiz bir milletin egemenlik türküsüdür dilimizde.
Bir olabilmek, var kalabilmek için.

İş yine annelere düşüyor. İş yine kadınlara. Mademki cumhuriyet sarı öküzden önceye aldıysa yerinizi, iş sizlere düşüyor, okumuşuna, emekçisi, ev hanımına.
İşin büyüğü yine size düşüyor Türk kadını. Elin ister hamurda olsun, ister tezgah başında.

Çalarsak kapınızı bir #HAYIR ın hatırına, alnınızın teri, gözünüzün nurudur emeğiniz ve yüreğinizi koymanın vaktidir yarınlara inançla.

Çalın kapıları, konuya komşuya diliniz döndüğünce anlatın, tehlikenin farkında olmayana.

Anadır vatan, vatan toprağı anaysa ve ayaklarının altındaysa cennet, başkanlık, anayasa nedir ki ?
Ne ola ki ?
Al ayaklar altına.

Bizden değildir diye düşünme. Yangın yeridir memleket ve bir talan düzeniyle karşı karşıya. Ya sahip çıkacaksın yarınlarına ya da çok geç olacak bakınca ardına.

#HAYIR lar paylaş, memleket hayrına.

Unutma,
ulu köklerimize borcumuzdur hürriyet ve değerse ana eli, ancak çıkarız hayırlara.

İş sana düşüyor ana. Dar günde, var günde derler ya hani ?
Bugün ve gelecekte analar çekecek yükü, haydi sokağa !

———–////////////———–

VE ( SÖZDE ) PRENSES …

Bir kadın.
Tutmuş elinden getirmişler belli.Bes belli.
Zamanlama mı elbette manidar tabiki.

Tam da, Türk adını ağzına almayanların dönemi.

Tam da, milletin adını söylemeyenlerin Türk milliyetçiliğini ayaklar altına alanların dönemi.

Tam da, T.C’leri valilik tabelalarından sökenlerin dönemi .

Tam da, Atatürk heykellerinin yer değiştiriyoruz ayaklarıyla yerlerinden söküp de Atatürk yurdunun sabrının deneyenlerin dönemi.

Aslında biz Ege’de Yunan ile hiç savaşmadık denilen, bunu da okul kitaplarına ayar vererek, cumhuriyet çocuklarının zihinlerinden silmeyi hedefleyenlerin dönemi.

Tam da, bireyin egemenlik hakkının, yine ve yeniden, bir adama, bir tek adama verin diyenlerin dönemi.

Tam da, kula kul, saraya pul düzenin de olduğu gibi dedelerinin düzenini hayata geçirilmek isteyenlerin dönemi.

Tam da, her ne kadar adına cumhurbaşkanlığı sistemi deseler de, kendi ağızlarıyla ” Başkanlık sistemi başlıyor ha ! Çok çalışın ” diyenlerin dönemi.

Tam da, başkancı, padişahçı ve açık açık dillendirdikleri gibi hilafetçilerin,cumhuriyet Türkiyesi’ne kara bir bulut gibi çökenlerin dönemi.

Yeni değil bu durum.

Durum dediğim, şu yakın zamanlarda,Topkapı Saray’ı, Çırağan, Beylerbeyi Sarayı dedemindi, biz bunların sahibiyiz, mirasçısıyız diye elinden tutup getirilen, tv tv gezdirilen ve T.C mahkemelerine dava üstüne dava açanların,el altından artıranların dönemi.

Tam da, dedesinin zamanında en çok ada kaybettiğimiz gibi, peşine düşüp de geldiği ya da getirildiği şu günlerde, Yunan’a yeniden sessiz sedasız adalar kaptıranların dönemi …

Bak hanımefendi ;
dün dedene kul iken Türk Milleti, İngiliz’in, Fransız’ın, Yunan’ın çizmesi altında çiğnendi mi,çiğnendi.

Bak hanımefendi,
dün dedene kul iken Türk kadını, üç adım geriden yürürdü.
Yürüyen,büyükannen değil mi ? Büyükannendi.

Bak hanımefendi, siz saraylarınız, köşklerinizde tatlı hayatlar yaşarken Anadolu’nun bağrında hayatları sıfırlanan öz ve öz Türk’ler değil miydi ?Türk’lerdi.

Bak hanımefendi,
bir avuç yüreğin Samsun’a ayak basıp da vatanın kaderine el koyduğu zamanlarda, uçaklardan ” Katli vaciptir ” fetvaları attıran senin bitmiş, tükenmiş sözde cihan bakılınca artık sadece Dolmabahçe’nin padişahı dedelerin değil miydi ?Dedelerindi.

Bak hanımefendi,
bakarken güzelim İstanbul boğazına ve demirden süngülerine,dost ve kurtarıcı dediği dedelerinizin ” Geldikleri gibi giderler ” diyenlere, İstiklalimiz için yollara düşenlere, ihanet-i vataniye kanunlarında idam fermanları veren dedelerin değil miydi ?Dedelerindi.

Anlıyoruz seni.
Anlıyoruz elinden tutup da bugünler de buralara kadar getirip,gezdirenleri.

Londra aksanı Türkçen ile vatan toprağında bir akbaba gibi süzdürenleri.

Zamanlama manidar.
Adam hastadır derler dünyada yine.
Dört taraf yangın yeri memleket ve tepesinde cumhuriyetin yine sultanlık, yine kula kul yaratma hayalperestleri.

Hatırlatırım, bizim kalpaklarımız sandıklarımızda dururken hazır, tıpkı dedelerinin durumundasın.
Geldiğin gibi gidersin, gideceksin hanımefendi !
Saltanatınızı yıkmıştık, saraycılarınıza da bırakmayacağız bu memleketi.

Ya bil hanımefendiliğini ya da dedenin yaptığı gibi çağır bir İngiliz gemisi.
Burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti !

Bilmem en #HAYIR lı cümleler ile anlatabildim mi … ?

Güle güle,güle güle hanımefendi !!!

Selam ve #HAYIR ile …