Vehbi Koç Ödülü, Prof. Dr. Uğurbil’e verildi

Vehbi Koç Vakfı tarafından, insanların yaşam  kalitesinin artırılmasına katkıda bulunan kişi ve kurumları teşvik etmek amacıyla  verilen Vehbi Koç Ödülü’nün bu yılki sahibi insan beyniyle ilgili yaptığı  çalışmaları nedeniyle Prof. Dr. Kamil Uğurbil oldu. 

Türkiye’nin ilk özel vakfı olarak 47 yıl önce kurulan Vehbi Koç  Vakfı’nın her yıl sırasıyla kültür, eğitim ve sağlık alanında verdiği Vehbi Koç  Ödülü’nün 15’incisi İş Sanat Kültür Merkezinde düzenlenen törenle sahibini buldu.

Saygı duruşunda bulunulması ve ve İstiklal Marşı okunmasıyla başlayan  törende önceki yıllarda ödül alan kişi ve kurumlar hatırlatıldı.

Ödül törenindeki konuşmasına merhum Mustafa V. Koç’u anarak başlayan  Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, ödül töreninin her yıl Vehbi  Koç’un ölüm yıl dönümü olan 25 Şubat günü gerçekleştirildiğini hatırlatarak,  “Ödül törenini bu yıl, acı kaybımız nedeniyle ancak bugün yapabiliyoruz.  Geçtiğimiz 21 Ocak günü çok vakitsiz aramızdan ayrılan ağabeyim Mustafa V. Koç’u  huzurunuzda sevgi, özlem ve rahmetle anıyorum.” dedi.

“Bir vakıf insanların hayatına nasıl değer katabilir? Toplumun  gelişimine, refahına, aydınlığına nasıl çözüm olabilir?” ifadelerini kullanan  Koç, bu soruya herkesin farklı bir cevap vereceğini, doğrudan hizmet sunmanın,  bilgi üretmenin ve diğer hayırseverlere örnek olmanın vakıfların ve genel olarak  sivil toplum kuruluşlarının insan hayatına katkı yaparken kullandıkları  yöntemlerin başında geldiğini söyledi.

Koç, Vehbi Koç Vakfı’nın 47 yıldır burs vererek, eğitim kurumları  açarak, sağlık ve kültür alanında önemli hizmetler sunarak milyonlarca insanın  hayatına dokunduğunu kaydederek, “Pırıl pırıl bursiyerlerimiz, eğitim  kurumlarımızdaki öğrencilerimiz ve eğitmenlerimiz, hastanelerimizde deva bulan  hastalar ve müzelerimizin ziyaretçileri ile bizler, birbirimizin hayatına değer  katan büyük bir aileyiz ve ailemiz yeni projelerimizin gücüyle her geçen gün daha  da büyüyor.” diye konuştu.

Vakıf olarak gerçekleştirdikleri faaliyetlerin, hayata geçirdikleri  kurumların başkalarına örnek teşkil etmesinin de çok önemli olduğunu  düşündüklerini aktaran Koç, Vehbi Koç Ödülünün bu sebepten dolayı önem arz  ettiğini bildirdi.

Koç, eğitim, kültür ve sağlık alanlarında ulusal ve uluslararası  platformlarda gelişime öncülük etmiş, önemli başarılar elde etmiş ve sıra dışı  katkı sağlamış kişi ve kurumları ödüllendirerek hem onlara fazlasıyla hak  ettikleri bir teşekkürü sunduklarını hem de aynı yoldan yürüyecek gençlere ışık  tuttuklarını dile getirdi.

‘9 YIL ÖNCE SANCAR’A VERİLMİŞTİ’  

Ödülün bunda 9 yıl önce o dönemde pek çok kişinin adını hiç duymadığı  bir bilim insanına verildiğini anımsatan Koç, bu kişinin Nobel ödüllü bilim adamı  Prof. Dr. Aziz Sancar  olduğunu söyledi.

Koç, “Kendisi için hazırlanan filmde örnek alınacak hayat hikayesine  şahit olmuş; ödülü aldıktan sonra yaptığı mütevazi konuşmadan ise çok  etkilenmiştik. Prof. Dr. Sancar söz konusu tören için Türkiye’ye hareket ederken  Amerika’daki dostlarına ‘Türkiye’nin Nobelini almaya gidiyorum’ demişti. Bundan 8  yıl sonra dünyanın Nobelini de alarak hepimizi bir kez daha gururlandırdı. Bundan  sonraki Vehbi Koç Ödülü seçici kurullarının sorumluluğunu da bir hayli artırdı.”  ifadelerini kullandı..

Vehbi Koç Ödülünün bu yıl sağlık alanında verilmesi nedeniyle Koç  Topluluğunun sağlık alanındaki çalışmalarıyla ilgili bazı bilgileri de paylaşan  Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bildiğiniz üzere Koç Üniversitesi Tıp Fakültesini 2010-2011 eğitim  yılında hizmete açtık. 2014 sonunda Koç Üniversitesi Hastanesi Topkapı’da hizmete  girdi. 2017 yılında tüm yatırım tamamlandığında yalnızca ülkemiz ve bölgemiz  değil, dünya da müthiş bir bilim ve sağlık kurumuna kavuşmuş olacak. Bu yıl tıp  fakültemiz ilk mezunlarını veriyor. 2016 yılının ülkemizin tıp eğitimi tarihinde  önemli bir dönüm noktası olacağına yürekten inanıyor ve genç ‘Koç’ doktorlarına  da buradan başarılar diliyorum.”

Koç, ödülün bu yılki sahibi Prof. Dr. Uğurbil’e ilişkin, “İnsan  beynindeki aktivitenin manyetik rezonans görüntüleme yöntemiyle incelenmesi  konusunda tüm dünyada çığır açan çalışmaları gerçekleştiren bu değerli bilim  insanını gönülden kutluyoruz” ifadelerini kullandı.

ÖDÜLÜ ÖMER KOÇ VERDİ 

Koç’un konuşmasından sonra Vehbi Koç Ödülünü bu yıl kazanan kişinin  Prof. Dr. Turgay Dalkara’nın başkanlığını yaptığı seçici kurulun önerdiği 3 aday  arasından seçildiği hatırlatıldı.

15. Vehbi Koç Ödülüne sağlık alanındaki çalışmaları ile Minnesota  Üniversitesi Manyetik Rezonans Araştırma Merkezinin yöneticisi konumunda  çalışmalarını yürüten Prof. Dr. Kamil Uğurbil’in layık görüldüğü açıklandı.

Konukların uzun süre ayakta alkışladığı Uğurbil, ödülünü Ömer Koç’un  elinden aldı.

Ödül takdimi sonrası Prof. Dr. Uğurbil hakkında bir tanıtıcı film de  gösterildi.

‘BEYNİN SIRLARINI ÇÖZEN TÜRK’

“Beynin sırrını çözen Türk” olarak tanınan Prof. Dr. Uğurbil, törende  yaptığı ve çalışmalarını anlattığı konuşmada,  beynin sırrını çözemediklerini  ancak beynin sırrıyla ilgilenen insanların çok kullandığı bir teknik  geliştirdiklerini söyledi.

Uğurbil, “Fonksiyonel MR denilen tekniği geliştiren kişilerden  biriyim. Sırf bana gelen ödül için değil de, aynı zamanda bilim insanlarına böyle  bir ödül verdiğiniz için teşekkürler, bu bilimin gelişmesi için çok anlamlı bir  destek.” dedi.

‘ÇIĞIR AÇAN TEKNOLOJİLER GELİŞTİRDİ’

Beynin nasıl çalıştığına yönelik manyetik rezonans kullanarak çığır  açan yeni teknolojiler geliştiren Prof. Dr. Uğurbil’in araştırmalarının  alzheimer, depresyon gibi pek çok hastalığın sebeplerinin anlaşılmasına ve  çözümlerin üretilmesine olanak sağladığını belirtildi.

Uğurbil’in araştırmaları sonucunda ortaya çıkan bu teknolojilerin  hastalıkların tanısının konması, tedavisinin planlanması ve tedaviye olan  yanıtının izlenmesinde vazgeçilmez unsurlara dönüştüğü vurgulandı.

 Seçici Kurul tarafından hazırlanan ödül gerekçesi şöyle açıklandı:

“Prof. Dr. Kamil Uğurbil halen radyoloji, nörobilim ve tıp alanında  ‘McKnight Presidential Chairs’ tarafından desteklenen bir profesör olarak  Minnesota Üniversitesi Manyetik Rezonans Araştırma Merkezinin yöneticisi  konumunda çalışmaktadır. Uğurbil’in sıra dışı bilimsel başarısı bilimsel  yayınlarına yapılan 30 binin üzerinde atıf ve 93 H indeksinde yansımasını  bulmaktadır. Kabaca bir fikir vermesi bakımından Prof. Dr. Aziz Sancar’ın atıf  sayısı 33 bin ve H indeksinin 100’dür.

Uğurbil’in insan sağlığına katkısı beyin gibi kalın bir kemik kutunun  içinde incelemesi çok zor olan bir organımızı çığır açan manyetik rezonans  teknolojilerini kullanarak yaşayan insanda anestezi olmadan görüntülenebilir ve  fonksiyonları incelenebilir hale getirmesidir. Bu sayede insanı insan yapan en  önemli organımız olan beyinin nasıl çalıştığını ve alzheimer, depresyon gibi  çeşitli hastalıklarda nelerin aksadığını giderek daha iyi anlayabiliyoruz.  Uğurbil ülkemizde genç bilim insanları için önemli bir rol modeli olmasının yanı  sıra genç bilimcilerimize merkezinde çalışma olanağı sağlamakta ve Bilkent  Üniversitesi Ulusal Manyetik Rezonans Araştırma Merkezi’ne danışmanlık  yapmaktadır.

Uğurbil, Robert Kolejinde lise eğitimini ve Columbia Üniversitesinde  yüksek öğrenimini ve yine Columbia Üniversitesinde fizik/kimyasal-fizik alanında  doktora eğitimini tamamladıktan sonra 1977’de AT&T Bell laboratuvarlarında bir  dönem çalışmış; sonra da 1979 yılında Columbia Üniversitesine öğretim üyesi  olarak dönmüştür. 1982’de Minnesota Üniversitesine taşınan Uğurbil’in manyetik  rezonansla ilgili laboratuvarı CMRR adı altında disiplinler arası dünya lideri  bir araştırma merkezine dönüşmüştür”

Ödül gerekçesinde şunlara da vurgu yapıldı:

“İnsan beynindeki aktivitenin manyetik rezonans görüntüleme ile  gösterilmesi (fMRI), dünyada bağımsız ve eş zamanlı olarak iki laboratuvarda  geliştirilmiş ve bunlardan biri de Prof. Uğurbil’in liderliğini yaptığı CMRR’daki  laboratuvarı olmuştur. Bu gelişmeden sonra Prof. Uğurbil’in çalışmaları insan  beyninden yüksek çözünürlükte ve doğrulukta fonksiyonel bilgi toplanması için  yeni yöntemler geliştirilmesi üzerine yoğunlaşmıştır.

Bu doğrultuda, ilk kez yaşayan insan beyninden görme merkezinin  yapısını neredeyse mikroskobik detayda görüntülemeyi başaran Uğurbil, aynı  zamanda 7 Tesla ve daha yüksek manyetik alanlı anatomik görüntüleme ve  spektroskopi yöntemlerinin geliştirilmesi ve insanda kullanımı gibi (İnsanda  kullanılan ilk 7 Tesla görüntüleme cihazı 1999 yılında CMRR tarafından  geliştirilmiştir) birçok değerli başarıya imza atmıştır ve halen Obama  yönetiminin en öncelik verdiği projelerden biri olan ‘The Brain Initiative; The  Human Connectome’ projesinin liderlerinden biri olmuştur. Bu değerli çok sayıda  ödüle layık görülmüştür.”

 

 

KAYNAK : http://www.milliyet.com.tr/vehbi-koc-odulu-prof-dr-/ekonomi/detay/2230459/default.htm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Boyacı Ustası