Bağımsız Özel

Hem Hırsız, Hem Çocuk Katili!


Bağımsız Özel

Dostlar bugün bu köşede küçük bir oyun oynayacağız. Ve bu oyun sonunda bu yazıyı kime yazdığımı anlayacaksınız. Kabul edersiniz ki; en ufak bir eleştiri yazısı bile, “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret…” adı altında cezaya tabi tutuluyor. Ama bilmenizi isterim ki; asla eğilmekle, bükülmekle alakası yoktur bunu gizli yazmamın. Sadece paralarımızı çalanlara daha fazla para kaptırmak […]



Dostlar bugün bu köşede küçük bir oyun oynayacağız.
Ve bu oyun sonunda bu yazıyı kime yazdığımı anlayacaksınız.
Kabul edersiniz ki; en ufak bir eleştiri yazısı bile, “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret…” adı altında cezaya tabi tutuluyor.
Ama bilmenizi isterim ki; asla eğilmekle, bükülmekle alakası yoktur bunu gizli yazmamın.
Sadece paralarımızı çalanlara daha fazla para kaptırmak istemememle alakalıdır.
Oyunumuz şöyle:
Ben size kavramlar söyleyeceğim ve siz bu kavramların kime ait olduğunu anlamaya çalışacaksınız.
Korkmayınız.
Kavramları küçük yeğeninize gösterseniz o bile ne olduğunu anlayabilecektir, temin ederim.
Çünkü öyle ahlaksız ve fütursuzca kişilere aittir ki bu kavramlar…
Başlıyoruz…
***
Birinci kavramımız: Katil
Çıkaramama ihtimalinize karşın ikinci kavramımız: Hırsız
Üçüncü: Diktatör
Dört: Kendini beğenmiş
Beş: Egoist
Altı: Faşist
Yedi: Kabadayı
Sekiz: Terbiyesiz
Dokuz: Din tüccarı
On: Fırıldak (bir öyle der bir böyle der, her geçen kervana selam eyler…)
Aslında listeyi uzatacaktım ama sanırım ilk şıkta kimden bahsettiğimizi anladınız.
Anlamadıysanız ikinci maddede eminim anlamışsınızdır.
Kim olduğunu söylediğimize göre, gelelim yazımıza…
***
Türkiye’de herkes; PKK’nin kurucusu ve lideri Abdullah Öcalan’a bebek katili der.
Burada hemfikiriz ama benim başka önerim de olacak.
Bu kişiyi de listeye ekleyelim.
Neden mi?
(Nedeni açıklamadan önce bir dipnot vereceğim. Yazıyı neden sansürlü yazdığımı yukarıda belirtmiştim. Şimdi birçok kişi yazının orijinalini merak edecektir. Bu nedenle ufak bir dipnot düşüyorum.
Kafamda oluşan ilk yazıda hakkımda dava açılacağını öngördüm ve yazıyı yazarken son bölümü tamamen mahkeme savunması olarak kaleme alacaktım. Ve dava açılması durumunda, ki muhtemeldi, avukat talep etmeyip ve savunma yapmadan sadece savunmada o son bölümü kullanacaktım. Son bölüm dışındaki bütün bölümler bu yazıda da aynıdır. Ve son bölüm şöyleydi:
Muhtemelen bu yazıdan sonra olası bir davadan söz etmek durumunda kalacağız.
Bu nedenle ben direkt olarak savunmamı buradan yapacağımı belirtiyorum.
Bu yazı asla hakaret amaçlı kaleme alınmamıştır.
Ki müşteki bu fiilleri işlemiştir, biz sadece durum tespiti yapmak amacındayız.
TDK’ya göre katil; “insan öldüren kimse” olarak tanımlanır.
Ve azmettirici ise, “emri veren kişi.”
Hatta biz bunu biraz hukuki boyuta taşıyalım ve,
İnsan öldüren demeyelim de, “haksız yere insan öldürme” olarak düzenleyelim.
Sonuç olarak Ali İsmail Korkmaz, Berkin Elvan ve daha onlarcası,
Çocuktular…
Ve öldürüldüler.
Katilleri aramızda dolaşıyor,
Bazıları başımızda duruyor.
10 madde de açıkladığımız isim ne diyordu:
“Emri ben verdim!”
Sayın mahkemeye soruyorum:
“Çocuk katili demem nasıl bir suç teşkil etmektedir?”)
Şimdi yorum katmadan herkesin vicdanına bırakarak soruyorum:
‘Katil kimdir?’
İsim verin,
Eğilmeyin, bükülmeyin, dik durun!
Bunu o canlara borçluyuz…
Türkiye’de sadece bebek katili Apo mudur?
Diğeri de çocuk katili değil midir?
Hak mutlaka galip gelecektir.
Ama bizim hakkı savunmamızla mümkündür ancak.